El-Bâkî

El-Bâkî, varlığı sonsuz olandır; bâkî kalandır. Fânî olan her şey Bâkî’nin huzurunda anlamını bulur; beka O’nun zâtına mahsustur. Bu isim, ebediyet şuuru kazandırarak öncelikleri düzene koyar.

Bâkî ismine iman eden kul, ebedî olana yatırım yapar: Salih amel, ilim ve sadaka-i câriye. Fanilik korku değil; istikamet üretir; hayat beka ölçüsüyle tanzim edilir.


Kur’an’da “El-Bâkî” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Rahmân Suresi, 26-27. Ayetler

“Yeryüzündeki her şey fânidir; Rabbinin zâtı bâkidir.”

Beka hakikati, fanilik karşısında Allah’a yönelişi ve ebedî olana yatırım yapmayı öğütler.

Kasas Suresi, 88. Ayet

“O’nun zâtından başka her şey helâk olacaktır.”

Tevhid ve beka birlikteliği kurularak kalbin bağlanacağı tek sabitenin Allah olduğu bildirilir.

Nûr Suresi, 39. Ayet

“(Bâtıl) ameller serap gibidir.”

Fanilik ile beka arasındaki fark, serap teşbihiyle belirginleştirilir; kalıcı olanın salih amel olduğu ima edilir.

Kehf Suresi, 46. Ayet

“Bâkî olan salih ameller daha hayırlıdır.”

Dünyevî süslerin geçiciliği karşısında salih amellerin kalıcı değeri vurgulanır.

Hicr Suresi, 85. Ayet

“Kıyamet saati mutlaka gelecektir.”

Sonun kesinliği, beka umudunu diri tutarak kulun eylemlerini ebedî perspektifle düzenler.