El-Bâtın

El-Bâtın, mahiyeti idrake kapalı olan, içyüzü itibarıyla gizli olandır. Yakınlığı kalbin derinliğinde hissedilir; fakat zatının hakikati idrak edilemez. Bâtın ismi, huşû ve ünsiyet dengesini kurar: Allah hem aşkın hem yakın olandır.

Bâtın ismine iman eden kul, riyadan uzak, samimi bir ibadet diline kavuşur. İçtenlik, görünmek için değil; Hakk’ın rızası için yaşamayı gerektirir. Gizli olanı bilen Rabbi karşısında kul, niyetini ıslah eder ve kulluğunu derinleştirir.


Kur’an’da “El-Bâtın” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Hadîd Suresi, 3. Ayet

“O bâtındır.”

Allah’ın mahiyetinin idrak dışı oluşu, kulluğun sınır ve edep bilinciyle yürütülmesi gerektiğini öğretir.

Kaf Suresi, 16. Ayet

“Biz ona şah damarından daha yakınız.”

İlahî yakınlık, Allah’ın kulun iç dünyasına olan nüfuzunun derinliğini sembolik bir dille ifade eder.

En’âm Suresi, 103. Ayet

“Gözler O’nu idrak edemez.”

Aşkınlığın vurgusu, Allah’ı mahlûkata benzeten tasavvurlardan sakındırır ve tenzihi güçlendirir.

Tâhâ Suresi, 7. Ayet

“Gizliyi de gizlinin daha gizlisini de bilir.”

İlmin derinliği, kalbin en saklı köşelerinin dahi Allah’ın bilgisinden uzak olmadığını bildirir.

Hadîd Suresi, 4. Ayet

“Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir.”

İlâhî maiyyet, Allah’ın kudreti ve ilmiyle her yerde hazır ve nazır oluşunu haber verir.