El-Müteâlî, mutlak manada yüce, beşerî tasavvur ve teşbihlerin üstünde olandır. Yüceliği uzaklık değil; aşkınlıktır. Bu aşkınlık, kulluğa edep ve sınır bilinci kazandırır; Allah hakkında konuşurken ölçü ve saygı çerçevesi çizer.
Müteâlî ismine iman eden kul, ölçüsüz söz ve yakışıksız benzetmeleri terk eder; aczini bilerek yükselir. Allah’ı hakkıyla takdir etmeye çalışır; düşünerek, susarak ve huşû ile zikrederek kalbini terbiye eder.
Kur’an’da “El-Müteâlî” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Ra’d Suresi, 9. Ayet
“O yücedir, çok büyüktür.”
Allah’ın yüceliği ve büyüklüğü birlikte anılarak O’nun beşerî sıfatlarla sınırlandırılamayacağı belirtilir.
A’lâ Suresi, 1. Ayet
“Yüce Rabbinin adını tesbih et.”
Tesbih emri, Allah’ın aşkın yüceliğine dil ve kalp ile sürekli saygı göstermeyi talep eder.
Şûrâ Suresi, 11. Ayet
“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur.”
Teşbihi reddeden bu ilke, Allah’ın zat ve sıfatlarının mahlûkata benzetilemeyeceğini kesin bir hükümle bildirir.
İsrâ Suresi, 43. Ayet
“O yücedir, çok büyük.”
Ayet, Allah’ın yüceliğinin her türlü isnattan münezzeh olduğunu ve tazim edilmesi gerektiğini ifade eder.
Haşr Suresi, 23-24. Ayetler
“En güzel isimler O’nundur.”
Esmâ-i Hüsnâ’nın Allah’a ait oluşu, kemal sıfatlarının O’nda toplandığını ve aşkınlığının bu isimlerde yansıdığını gösterir.