Es-Sabûr

Es-Sabûr, cezada acele etmeyen; kullarına mühlet veren ve sabrın en yüce örneğini sergileyendir. Sabır, pasif bekleyiş değil; bilinçli dayanma ve süreçlere saygıyla yürüyen aktif bir çabadır. Sabûr tecellisi, insanı zamana düşman değil; zamanla dost kılar.

Sabûr ismine iman eden kul, aceleciliği terk eder; imtihanlarda metanet, ibadette süreklilik ve ilişkilerde tahammül geliştirir. Sabır, umudu diri tutar; neticede güzellikler olgunlaşır.


Kur’an’da “Es-Sabûr” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Nahl Suresi, 61. Ayet

“İnsanları zulümleri yüzünden cezalandırsaydı...”

Allah’ın cezada acele etmemesi, insanlara düşünme ve dönme fırsatı tanıyan ilahî sabrın bir tecellisidir.

Âl-i İmrân Suresi, 200. Ayet

“Sabredin, sabırda yarışın.”

Müminler, sabırda birbirlerini desteklemeye ve direnişi birlikte sürdürmeye çağrılır.

Zümer Suresi, 10. Ayet

“Sabredenlere ecirleri hesapsız verilir.”

Sabrın karşılığının ölçüsüz olduğu; Allah’ın sabreden kuluna lütfunun genişçe tecelli edeceği müjdelenir.

Hûd Suresi, 115. Ayet

“Sabret; Allah muhsinlerin ecrini zayi etmez.”

İhsan sahiplerinin sabrı, Allah katında asla boşa gitmeyecek bir sermaye olarak tanıtılır.

Secde Suresi, 24. Ayet

“Sabrettikleri ve yakin ettikleri için...”

Rehberliğin sabır ve yakînle verildiği; sabrın rehberlik vasfını beslediği açıklanır.