El-Hakk

El-Hakk, varlığı zorunlu olan, hükmü ve kelamı hak olan, bâtılı bozguna uğratan olandır. Hak sadece doğru bir yargı değil; varlık düzleminde değişmez bir sabitedir. Hakk’ın tecellisi, hem kâinatın düzeninde hem de vahyin aydınlatıcı dilinde görünür.

Hakk ismine iman eden kul, otoritesini nefsinden değil haktan alır. Sözünü delil üzerine kurar; hakikati ararken kibirle değil tevazuyla ilim talep eder. Hak, adaletle birleştiğinde toplumu diriltir; bâtıla karşı sebat, Hakk’a saygının gereğidir.


El-Hakk

Kur’an’da “El-Hakk” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Hac Suresi, 6. Ayet

“Şüphesiz Allah hakkın ta kendisidir.”

Allah’ın varlığının ve hükmünün mutlak hakikat olduğu ilan edilerek her türlü bâtıl iddia anlamsız kılınır.

Yûnus Suresi, 32. Ayet

“İşte bu, hak olan Rabbinizdir.”

Hidayetin hak üzere oluşu bildirilerek insanların farklı iddialarına karşı sağlam bir ölçü belirlenir.

İsrâ Suresi, 81. Ayet

“Hak geldi, bâtıl yok oldu.”

Hak ile bâtılın tabiatı açıklanır; hak geldiğinde bâtılın dayanamayacağı değişmez bir ilke olarak sunulur.

Rahmân Suresi, 9. Ayet

“Mizanı dosdoğru tutun.”

Hak ölçüsünün toplum ve iktisat alanlarında korunması emredilerek adaletin pratik zemini çizilir.

Zümer Suresi, 71-75. Ayetler

“Hüküm hak ile verildi.”

Mahşer sahnesinde verilmiş nihai hükmün hak olduğu belirtilerek ilahî adaletin tecellisi tasvir edilir.

El-Hakk İsminin Anlamı Nedir?

El-Hakk, Arapça "h-k-k" kökünden gelir. Sözlükte; gerçek, doğru, sabit, gerekli, inkarı mümkün olmayan ve varlığı kesin olan demektir.

Esma-i Hüsna terminolojisinde El-Hakk isminin anlamı;

  1. Varlığı hiç değişmeden duran, ezelden ebede var olan tek gerçek (Mutlak Realite).

  2. Fiilleri ve sözleri her zaman doğru olan.

  3. Hakkı yerine getiren, adaleti sağlayan ve mülkün gerçek sahibi.

Zıddı "Batıl"dır. Batıl; sahte, geçici, temelsiz ve yok olmaya mahkum olandır. Allah Hakk'tır; O'nun dışındaki putlar, otoriteler ve geçici hevesler batıldır.

Hak ve Batıl Savaşı: "Hak Geldi, Batıl Yok Oldu"

Kuran-ı Kerim, Hak ve Batıl arasındaki ilişkiyi İsra Suresi 81. ayette muhteşem bir kanunla açıklar:

"De ki: Hak geldi, batıl zail oldu (yok olup gitti). Şüphesiz batıl yok olmaya mahkumdur."

Bu, kainatın en büyük fizik ve metafizik yasasıdır.

Işık (Hak) ve Karanlık (Batıl): Güneş doğduğunda (Hak gelince), karanlığın (batılın) "Ben gitmiyorum" deme şansı yoktur. Işığın olduğu yerde karanlık barınamaz.

Tarihsel Sahne: Peygamber Efendimiz (s.a.v), Mekke'nin fethinde Kabe'ye girip oradaki 360 putu devirirken dudaklarında bu ayet vardı. O putlar yüzyıllardır oradaydı ama "Hakk" (Tevhid) gelince, hepsi bir anda "batıl" (hiçlik) oldu.

Bir insan El-Hakk ismine sarılırsa, onun hayatındaki yalanlar, korkular ve sahte endişeler (batıl) yok olur.

Değişmeyen Tek Gerçek

Mevlana Hazretleri dünyayı "köpük", Allah'ın kudretini ise "deniz" olarak tarif eder. Biz genelde köpüklere (dünya olaylarına) dalarız, denizi unuturuz. Oysa köpük patlar ve gider (batıldır), deniz ise hep oradadır (Hakk'tır).

Ölüm, insanın "rüya"dan uyanıp "gerçeğe" (Hakk'a) gözünü açmasıdır. O gün, malın, mülkün ve makamın sahte olduğu, sadece El-Hakk olan Allah'ın baki olduğu anlaşılacaktır. Hac Suresi 6. ayette şöyle buyurulur: "İşte böyle. Çünkü Allah, Hakk'ın ta kendisidir."

Hayatımızda El-Hakk Ahlakı

El-Hakk ismine inanan bir mümin, hayatını "doğruluk" üzerine kurar.

Dürüstlük: Yalan söylemek, El-Hakk ismine savaştır. Çünkü yalan "yok olanı var gibi göstermektir" (batıldır). Mümin, aleyhine bile olsa doğruyu söyler.

Kul Hakkı: "Hakk" kelimesi aynı zamanda "hukuk/haklar" demektir. İşçinin hakkını vermek, komşunun hakkını gözetmek, El-Hakk ismine saygının gereğidir. Hakkı yenen kişi, El-Hakk olan Allah'a sığınırsa, zalimin kaçacak yeri kalmaz.

Hakkı Tutmak: Mehmet Akif'in dediği gibi; "Hakkı tutup kaldırmak" şiarımız olmalıdır. Güçlünün değil, haklının yanında durmak, bu ismin tecellisidir.

El-Hakk Zikri ve Faziletleri

Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in öğrettiği çok özel bir zikir vardır: "Lâ ilâhe illallahü'l Melikü'l Hakku'l Mübîn." (Mülkün sahibi, Hak ve varlığı apaçık olan Allah'tan başka ilah yoktur).

Bu zikri günde 100 defa okuyanın; fakirlikten kurtulacağı, kabir yalnızlığında kendisine yoldaş olacağı ve cennet kapısını çalacağı müjdelenmiştir. Ayrıca kaybolan bir eşyayı bulmak veya gasp edilen bir hakkı geri almak için "Yâ Hakk" zikrine devam edilir.

Hak Yerini Bulur

Bazen dünyada yalanın kazandığını, dürüstlerin kaybettiğini sanırız. Bu bir göz yanılmasıdır (batıldır). Filmin sonunda daima El-Hakk kazanır. Su akar, yatağını bulur; Hak er ya da geç yerini bulur. Bize düşen, sahte zaferlerin peşinde değil, değişmez hakikatin izinde olmaktır.

Bu İdrakle Yakarış:

"Ey varlığı şüphesiz, adaleti şaşmaz, Mutlak Gerçek olan Hakk Rabbim! Bize hakkı hak olarak gösterip ona uymayı, batılı batıl olarak gösterip ondan sakınmayı nasip et. Bizi yalan dünyada sahte heveslerle oyalama, bizi Hakikatine ulaştır. Dilimizi yalandan, elimizi haramdan, kalbimizi batıldan temizle. Son nefesimizde 'Hakk' olan gerçeğe gülümseyerek gitmeyi nasip et."