El-Mâcid

El-Mâcid, şanı yüce, keremi bol ve övgüsü büyük olandır. Mecd, yalnız ün değil; kemal sıfatlarının uyumlu tecellisidir. Mâcid ismi, şeref ve ihsanın aynı Zât’ta kemal ile birleştiğini haber verir; şan, lütufla anlam kazanır.

Mâcid ismini tefekkür eden kul, şerefi gösterişte değil, hizmet ve ihsanda arar. Övünmek yerine övgüye lâyık olmaya çalışır ve gelen övgüyü Hakk’a iade eder. Şeref verilidir; hak edileni ise sadakat ve ihsanla tahkim edilir.


El-Mâcid

Kur’an’da “El-Mâcid” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Hûd Suresi, 73. Ayet

“İnnehu hamîdun mecîd.”

Allah’ın hem övgüye lâyık hem de şanı yüce oluşu birlikte zikredilerek kemal sıfatlarının bir aradalığı vurgulanır.

Rahmân Suresi, 78. Ayet

“Celâl ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.”

Rabbin adının yüceltilmesi istenirken mecîd manasına giren şan, azamet ve ikram vasıfları birlikte hatırlatılır.

Kaf Suresi, 1. Ayet

“Mecîd Kur’an’a.”

Kur’an’ın ‘mecîd’ oluşu, ilahî kelamın şan ve değerinin yüceliğini ve mesajının azametini ilan eder.

İsrâ Suresi, 111. Ayet

“O’nu tekbir et.”

Tekbir emri, Allah’ın şanının dil ve amelle yüceltilmesi gerektiğini kulun sorumluluğu olarak bildirir.

Zuhruf Suresi, 82. Ayet

“Arşın Rabbidir.”

Arşın Rabbi nitelemesi, Allah’ın en yüce hükümranlığını ve Mâcid ismine temel teşkil eden şan kaynağını açıklar.

Şanı Yüce ve Keremi Bol Olan

Zengin olmak başka, "asil" olmak başkadır. Güçlü olmak başka, "büyüklük göstermek" başkadır. Kimi insan vardır; zengindir ama basittir, hesapçıdır. Kimi insan vardır; güçlüdür ama zalimdir. Ancak Allah, sonsuz zenginliğini (Vâcid) sonsuz bir asalet ve keremle (Mâcid) sergiler. O, verirken başa kakmaz, affederken intikam gütmez.

El-Mâcid ismi, Allah'ın şanının, şerefinin ve cömertliğinin ne kadar yüksek bir kalitede olduğunu anlatır. O, her işi "Mecd" (Asalet) üzere olandır.

El-Mâcid İsminin Anlamı Nedir?

El-Mâcid, Arapça "m-c-d" (mecd) kökünden gelir. Şanlı, şerefli, ulu, keremi ve ihsanı bol olan demektir.

Esma-i Hüsna terminolojisinde El-Mâcid isminin anlamı;

  1. Şanı ve şerefi çok yüce olan, zatında ve sıfatlarında "asil" olan.
  2. İyiliği ve cömertliği sonsuz olan, verirken karşılık beklemeyen.
  3. Övgüye ve saygıya en çok layık olan, işleri güzel ve mükemmel olan.

Bu isim, Allah'ın sadece büyük olduğunu değil; o büyüklüğün "sevilesi" ve "imrenilesi" bir büyüklük olduğunu ifade eder.

El-Mecîd ile El-Mâcid Arasındaki Fark

Bu iki isim aynı kökten gelir ve manaları birbirine çok yakındır. Fark şudur:

  • El-Mecîd: Şanın ve yüceliğin "en ileri derecesini, zirvesini" ifade eder. Kalıcı, ezeli ve ebedi bir azameti anlatır. Kuran-ı Kerim'de geçer.
  • El-Mâcid: Şan ve şeref sahibi olmayı "aktif" olarak ifade eder. O anki lütfun, keremin ve cömertliğin sahibidir.

"Mecd" (Asalet) Nedir?

"Mecd"; sadece soy sopla veya parayla gelen bir asalet değildir. "Ruhun kalitesi" ile ilgilidir. Allah Mâcid'dir; yani kullarına muamelesi naziktir:

  • Günah işleyeni hemen cezalandırmaz, mühlet verir (Asaletindendir).
  • Tövbe edenin günahını yüzüne vurmaz, örter (Keremindendir).
  • Az bir ibadete çok büyük mükafat verir (Lütfundandır).

Hayatımızda El-Mâcid Ahlakı

El-Mâcid ismine inanan bir mümin, "basit" insan olamaz.

  1. Basitlikten Kurtulmak: Dedikodu yapmak, laf taşımak, kuruş hesabı yapmak, haset etmek "basit" işlerdir. Mâcid ahlaklı insan, yüce hedefler ve güzel idealler peşinde koşar.
  2. Verirken Asil Olmak: Cömertlik yaparken karşı tarafı ezmez, incitmez. Sağ elin verdiğini sol el görmez.
  3. Duruş Sahibi Olmak: Zorluklar karşısında eğilip bükülmez, yalan söylemez, onurlu bir duruş sergiler. İntikam almaya gücü yetse bile affetmeyi seçer; çünkü affetmek asilliktir.

El-Mâcid Zikri ve Faziletleri

Bu isim, toplum içinde itibar kazanmak ve karakterini güzelleştirmek isteyenler için manevi bir iksirdir.

  • Saygınlık İçin: İnsanların gözünde heybetli, nurlu ve saygın görünmek, sözünün dinlenmesi için "Yâ Mâcid" zikri tavsiye edilmiştir.
  • Karakter İnşası: Cimrilik, korkaklık veya yalancılık gibi "düşük" huylardan kurtulup, asil bir karaktere bürünmek için okunur.
  • Özgüven: Kendini değersiz hissedenlerin, Allah'ın verdiği şerefi hissetmeleri ve manevi özgüven kazanmaları için şifadır.

Şeref O'nundur

İnsanlar şerefi parada, makamda veya şöhrette ararlar. Oysa Kuran, "İzzet ve şeref bütünüyle Allah'ındır" (Yunus, 65) der. Kim El-Mâcid olan Allah'a yakınlaşırsa, O'nun nurundan ve asaletinden pay alır. O'na kul olan, kula kul olmaz; işte gerçek asalet budur.

Bu İdrakle Yakarış: