El-Hâdî

El-Hâdî, hidayete erdiren, doğru yolu gösterendir. Hidayet, fıtrî ve şer‘î delillerin kalpte buluşmasıyla gerçekleşir; zorla değil, hikmet ve güzel öğütle yer eder. Hâdî ismi, rehberliğin yumuşak bir merhamet diliyle yürüdüğünü hatırlatır.

Hâdî ismine iman eden kul, hidayeti kendinden bilmez; lütuf olduğunu kavrar. Tebliğde zorlamayı değil örnekliği tercih eder; davette sabır ve nezakati kuşanır.


Kur’an’da “El-Hâdî” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Şûrâ Suresi, 52. Ayet

“Seni dosdoğru bir yola hidayet ettik.”

Vahyin rehberliği, peygamberin şahsında tecelli ederek ümmete yol gösterir.

Yûnus Suresi, 25. Ayet

“Allah Darüsselâma çağırır ve dilediğini sırat-ı müstakîme iletir.”

Allah’ın çağrısı, esenlik yurduna; O’nun iletmesi ise dosdoğru yola yöneliktir.

Bakara Suresi, 2. Ayet

“Bu kitap, muttakiler için hidayettir.”

Hidayetin şartı olarak takva zikredilir; kitap, takva sahipleri için seçilmiş bir rehberdir.

Tâhâ Suresi, 50. Ayet

“Her şeye yolunu gösteren.”

Fıtrî hidayet, varlıkların yaratılış amacına uygun yönlendirildiğini bildirir.

Kasas Suresi, 56. Ayet

“Sen sevdiğini hidayet edemezsin; Allah hidayet eder.”

Hidayetin tasarrufu Allah’a aittir; kulun görevi tebliğ ve güzel örnekliktir.