El-Bedî‘ ismi, insanın yaratma ve üretme anlayışını temelden sorgulatan ilahi bir isimdir. Çünkü bu isim, var etmenin herhangi bir örneğe, taslağa ya da geçmiş denemelere dayanmadığını bildirir. Allah yaratırken tekrar etmez, kopyalanamaz ve düzeltmeye ihtiyaç duymaz. Ortaya çıkan her varlık, ilahi iradenin özgün ve bilinçli bir tecellisidir
İnsan çoğu zaman yeniliği, daha önce var olanın farklı bir biçimi olarak algılar. El-Bedî‘ ise gerçek yeniliğin yalnızca biçimde değil, mahiyette gerçekleştiğini öğretir. Göklerin düzeninden canlılardaki çeşitliliğe kadar uzanan yaratılış, rastlantının değil; ölçü, denge ve hikmetle kurulan benzersiz bir düzenin sonucudur.
Bakmayı ve fark etmeyi öğretir. Alışılmış görünen şeylerin bile aslında tekrar edilemez olduğunu idrak ettirir. El-Bedî‘, estetiği hayranlıkla sınırlamaz; onu şükür ve sorumluluk bilinciyle ilişkilendirir.
Kur’an’da “El-Bedî‘” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Bakara Suresi, 117. Ayet
“Göklerin ve yerin Bedî‘idir.”
Allah’ın örneksiz yaratışı, kâinattaki düzen ve ölçüye bakarak idrak edilecek bir hakikat olarak sunulur.
En’âm Suresi, 101. Ayet
“Göklerin ve yerin Bedî‘idir.”
Allah’ın eşi ve benzeri olmadığı, yaratışının da benzeri bulunmadığı vurgulanır.
Rahmân Suresi, 7-9. Ayetler
“Mizanı koydu.”
Bediî düzenin ölçü ve denge üzerine kurulduğu bildiriler; insan bu mizana uymaya çağrılır.
Nahl Suresi, 8. Ayet
“Sizin bilmediğiniz daha nice şeyler yaratır.”
Yaratmanın sürekliliği ve yenilik boyutu, Allah’ın bediî kudretinin daimi işleyişini gösterir.
Fâtır Suresi, 1. Ayet
“Melekleri ikişer-üçer-dörder kanatlı elçiler kıldı.”
Yaratılışta farklılık ve denge, bediî sanatın bir parçası olarak örneklendirilir.