El-Muahhir, dilediğini geriye bırakan, geciktirendir. Gecikme lanet değil; çoğu kez eğitim ve hazırlıktır. Muahhir tecellisi, vaktin olgunlaşmasına izin veren ilahî bir tedbirdir.
Muahhir ismini tefekkür eden kul, gecikmeleri isyana değil olgunlaşmaya çevirir. Sabırla hazırlık yapar, vaktin tamamlanmasını bekler; gecikmiş iyilik kök saldığı için kalıcı olur.
Kur’an’da “El-Muahhir” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Nisâ Suresi, 102. Ayet
“Bir kısmı arkanızda dursun.”
Tedbir ve düzen bağlamında ‘geride durma’ emri, tehir kavramının hikmetli kullanımına örnek teşkil eder.
Tevbe Suresi, 106. Ayet
“Diğer bir kesim de Allah’ın emrine bırakıldı.”
Hükmü ertelenenlerle ilgili ifade, Muahhir isminin adalet ve hikmetle tecellisine işaret eder.
A’râf Suresi, 111-112. Ayetler
“Onu ve kardeşini tehir et.”
Firavun çevresinin ‘tehir’ talebi, kavramın dildeki açık kullanımıyla örneklendirilir.
Tâhâ Suresi, 71. Ayet
“Sihri mutlaka tehir ettiniz.”
Aynı kökten gelen kullanım, tehirin bir isnat ve strateji dili olarak geçtiğini gösterir.
Ra’d Suresi, 6. Ayet
“Onlardan önce nice örnekler geçti.”
Azabın geciktirilmesinin bir eğitim ve delil bırakma amacı taşıdığı, tarihî misallerle ima edilir.