Eş-Şehîd

Eş-Şehîd, her şeye hakkıyla şahit olandır; gizli-açık, büyük-küçük hiçbir şey O’nun şahitliğinden kaçmaz. Şehadet sadece tespit değil; adalet için delildir. Allah’ın şahitliği, hem dünyadaki hakikatin ikamesinde hem de ahiretteki nihai hükümde esas alınır.

Şehîd ismini tefekkür eden kul, ‘kimse görmüyor’ bahanesine sığınamaz. Bu bilinç, günahtan caydırır; iyiliği sahicileştirir. Kişi, söz, iş ve niyetinde Allah’ın şahitliğine uygun hareket etmeye gayret eder; böylece güven ve istikrar doğar.


Kur’an’da “Eş-Şehîd” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Hac Suresi, 17. Ayet

“Allah her şeye şehittir.”

Ayette Allah’ın şahitliğinin evrenselliği bildirilerek, hükmün mutlak bilgiye dayandığı ifade edilir.

Nisâ Suresi, 79. Ayet

“Şahid olarak Allah yeter.”

İlahi şahitliğin kâfî oluşu, beşerî şahitliklerin üzerine çıkan mutlak bir otoriteyi işaret eder.

Fussilet Suresi, 53. Ayet

“Rabbinin her şeye şahit olması yetmedi mi?”

Kâinat ve nefislerdeki ayetlere atıfla Allah’ın şahitliği, aklın ve fıtratın delilleriyle birlikte sunulur.

Ahzâb Suresi, 55. Ayet

“Allah her şeye şahittir.”

Genel bir hüküm olarak Allah’ın şahitliği, bütün ilişkilerde ölçü ve edep gereğini hatırlatır.

En’âm Suresi, 19. Ayet

“Allah ile sizin aranızda şahit olarak kim var?”

Soru cümlesiyle Allah’ın şahitliğinin rakipsizliği ve delil oluşunun nihaiyeti ortaya konur.