El-Mümît

El-Mümît, hayatı sona erdiren, ölümü takdir edendir. Ölüm, yokluk değil; bir geçiş, bir buluşma ve bir hesap kapısıdır. Mümît’in takdiriyle ölüm, hayatı ciddiye aldıran bir uyarı ve ebedî hayata hazırlığın başlangıcıdır.

Mümît ismine iman eden kul, tehir hastalığını bırakır ve vakti kıymetli bilir. Ölüm bilinci lezzetleri acılaştırmaz; onlara ölçü ve anlam kazandırır. Hazırlık, korkuyu rahmete çevirir; kul, iyilikte acele eder.


El-Mümît

Kur’an’da “El-Mümît” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Mülk Suresi, 2. Ayet

“Hanginizin daha güzel amel edeceğini denemek için ölümü ve hayatı yarattı.”

Ölüm ve hayatın imtihan amacıyla yaratıldığı, amelin kalitesinin belirleyici olduğu açıklanır.

Zümer Suresi, 42. Ayet

“Allah, ölenin ruhunu alır.”

Teveffî olayı, ruhun alınmasının ilahî bir tasarruf olduğunu vurgular.

Bakara Suresi, 258. Ayet

“Allah diriltir ve öldürür.”

Hayat ve ölüm üzerinde tek tasarruf sahibinin Allah olduğu tekrar edilerek tevhid güçlendirilir.

Âl-i İmrân Suresi, 145. Ayet

“Hiç kimse Allah’ın izni olmadan ölemez.”

Ecelin ilahî izinle tayin edildiği ve ölümün kazaya bağlı bir hakikat olduğu bildirilir.

A’râf Suresi, 34. Ayet

“Her ümmet için bir ecel vardır.”

Toplulukların dahi bir eceli olduğu, tarihî akışın ilahî ölçüyle yürüdüğü hatırlatılır.

Ölümü Yaratan ve Ebedi Aleme Geçiren

"Ölüm" kelimesi çoğu zaman ürperticidir. Sevdiğimiz her şeyden kopuş, karanlık bir son ve yok oluş gibi algılanır. Ancak Esma-i Hüsna penceresinden bakınca manzara değişir. El-Mümît olan Allah, ölümü bir "ceza" veya "son" olarak değil; bir "geçiş kapısı" ve bir "nimet" olarak yaratmıştır.

Nasıl ki uykusuzluk bir hastalık, uyku ise bir nimetse; ebedi dünya hayatı bir azap, ölüm ise ruhun dinlenmeye çekildiği bir terhistir.

El-Mümît İsminin Anlamı Nedir?

El-Mümît, Arapça "m-v-t" (mevt) kökünden gelir. Ölümü yaratan, öldüren, canı alan, hayata son veren ve hisleri yok eden demektir.

Esma-i Hüsna terminolojisinde El-Mümît isminin anlamı;

  1. Canlı varlıkların hayatına son verip onları dünya aleminden ayıran.
  2. Ölümü bir "son" değil, ebedi hayata geçiş için bir "köprü" olarak yaratan.
  3. İnsanın içindeki zararlı tutkuları, nefsi ve hırsları manevi olarak öldüren (terbiye eden).

Mülk Suresi 2. ayet, ölümün tesadüf değil, bilinçli bir "yaratılış" olduğunu ilan eder: "O ki, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır." Dikkat edin; ayette "ölüm", hayattan önce zikredilmiştir. Çünkü ölüm, yeni bir hayatın başlangıcıdır.

Ölüm Yok Oluş Değildir: Mekan Değişikliği

İnsanların en büyük yanılgısı ölümü "hiçlik" sanmalarıdır. Oysa fizik kanunlarına göre bile "var olan bir şey yok olmaz." Ölüm, ruhun bedenden sıyrılıp, asıl vatanı olan Ahiret yurduna göç etmesidir. Sadece mekan ve boyut değişikliğidir.

Anne Karnı Metaforu: Anne karnındaki bir bebeği düşünün. Onun için "dünya" orasıdır. Doğum anı geldiğinde, o güvenli ortamdan ayrılacağı için ağlar. Ona göre doğum, bir sondur. Oysa doğum, koca bir dünyaya açılan kapıdır. İşte bizim için ölüm de böyledir; daracık dünya rahminden, sonsuz ahiret alemine doğmaktır. El-Mümît, bizi bu doğuma hazırlayan ebedir.

El-Muhyî ve El-Mümît Dengesi

Hayatı veren (Muhyî) O'dur, ölümü veren (Mümît) de O'dur. Bu denge kainatın sigortasıdır. Eğer ölüm olmasaydı:

  • Dünya nüfusu patlar, adım atacak yer kalmazdı.
  • Yaşlılar asırlarca yaşayıp yatalak halde acı çekerdi.
  • Zalimler (Firavunlar, Hitlerler) sonsuza kadar zulmederdi.

El-Mümît ismi, zalimlerin zulmünü bitirdiği için mazlumlara bir müjdedir.

Tıbbi Bakış: Yaşamak İçin Ölmek

Vücudumuzda El-Mümît ismi her an tecelli eder. Biyolojide buna "Apoptozis" (Programlı Hücre Ölümü) denir. Vücudumuzda her gün milyarlarca hücre kendini "öldürür". Eğer bu hücreler "Ben ölmeyeceğim" diye direnseydi, kontrolsüz çoğalır ve Kanser olurduk. Yani bedenin yaşaması (Muhyî) için, bazı hücrelerin ölmesi (Mümît) şarttır. Maneviyatımızda da böyledir; ruhumuzun yaşaması için nefsimizin bazı isteklerinin ölmesi gerekir.

Hayatımızda El-Mümît Ahlakı

Peygamber Efendimiz (s.a.v) "Ölmeden önce ölünüz" buyurmuştur. Bu, intihar edin demek değildir. Biyolojik olarak ölmeden önce;

  • Egonuzu (kibrinizi),
  • Aşırı hırslarınızı,
  • Kin ve nefretinizi,
  • Harama olan iştahınızı "öldürün" (terbiye edin) demektir.

El-Mümît ismine sığınan kişi, içindeki canavarı (nefsi) öldürür ve melek gibi bir ruha kavuşur.

El-Mümît Zikri ve Faziletleri

Bu zikir, özellikle manevi terbiye ve kötü alışkanlıklardan kurtulmak için etkilidir.

  • Kötü Alışkanlıklar İçin: Sigara, alkol veya kumara bağımlı olanlar, bu tutkularının "ölmesi" (bitmesi) niyetiyle "Yâ Mümît" zikrine devam etmelidir.
  • Nefis Terbiyesi: Nefsinin isteklerine (şehvet, öfke) engel olamayanlar, içlerindeki bu ateşi söndürmek için bu isme başvurabilir.
  • Zalimlere Karşı: Size zulmeden ve durdurulamayan bir zalimin şerrinden emin olmak için de okunur.

Ölüm Sevgiliye Kavuşmaktır

Hz. Mevlana ölümü "Şeb-i Arus" (Düğün Gecesi) olarak tanımlar. Çünkü ölüm, aşığın Maşuk'a (Allah'a) kavuştuğu andır. El-Mümît, bizi seven Rabbimizin "Artık gel, dünya gurbeti bitti" çağrısıdır.

Bu İdrakle Yakarış:

"Ey ölümü ve hayatı yaratan, her canlının dönüşü Kendisine olan Mümît Rabbim! Bize ölümü korkutucu bir son değil, Sana kavuşulan bir vuslat eyle. Emanetini alacağın zaman, bizi imanla, şehadetle ve güzellikle huzuruna al. Biyolojik ecelimiz gelmeden önce; nefsimizin, kibrimizin ve kötü arzularımızın ölümünü nasip et. Bizi dünya zindanından, cennet bahçelerine taşı."