El-Mecîd, şanı yüce, kemali büyük ve cömertçe lütfeden demektir. Şan (mecd) sadece ün değil; kemal sıfatlarının uyum içinde tecellisidir. El-Mecîd, izzet ve ihsanın aynı Zât’ta kemal ile birleştiğini gösterir.
Mecîd ismine inanan kul, şanı ve itibarı Hakk nezdinde arar. Gösterişe değil kalite ve sahiciliğe; alkışa değil hakikate yönelir. İhsan ve cömertlik şanın doğru zeminidir; övünç ise şanı sönükleştirir.
Kur’an’da “El-Mecîd” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Bürûc Suresi, 15. Ayet
“Arşın sahibi, Mecîd olan Allah.”
Arşın sahibi oluş, Allah’ın şan ve hükümranlığının en yüce mertebede olduğunu ve Mecîd isminin bu hükümranlıkla bütünleştiğini gösterir.
Hûd Suresi, 73. Ayet
“İnnehu hamîdun mecîd.”
Allah’ın hem övgüye lâyık hem de şanı yüce olarak tanımlanması, kemal sıfatlarının bir aradalığını ifade eder.
Kaf Suresi, 1. Ayet
“Mecîd Kur’an’a.”
Kur’an’ın ‘mecîd’ oluşu, ilahî kelamın şan ve değerini ve mesajının yüceliğini ilan eder.
Rahmân Suresi, 78. Ayet
“Celâl ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.”
Rabbin adının yüceltilmesi, mecîd manasına giren şan ve ikram vasıflarını hatırlatarak tazimi öğretir.
İsrâ Suresi, 111. Ayet
“O’nu tekbir et.”
Tekbir emri, Allah’ın şanının büyüklüğünü dil ve amelle ilan etme sorumluluğunu kulun omzuna yükler.