El-Musavvir

El-Musavvir, varlıklara benzersiz suret ve biçim veren, her birine ayırt edici özellikler bahşedendir. İnsan yüzlerinin eşsizliği, canlıların renk ve desen zenginliği, seslerin ve kokuların çeşitliliği bu ismin ince sanatını yansıtır. Suret, yalnız dış biçim değil; aynı zamanda o biçime uygun hikmetli işlevlerin yerleştirilmesidir.

Musavvir ismini idrak eden kul, farklılığa saygı duyar; suret üzerinden üstünlük taslamayı, alay ve tahkiri reddeder. Kendi kabiliyetlerini şükürle karşılar, başkalarının kabiliyetleri karşısında haset yerine teşekkürü tercih eder. Estetik ve sanatın ahlakla buluştuğu yerde Musavvir’in ince sanatı, insan eyleminde de zarafet ve sorumluluk üretir.


Kur’an’da “El-Musavvir” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Haşr Suresi, 24. Ayet

“O, Musavvir’dir.”

Bu niteleme, yaratılışın suret vererek kemale erdiğini ve her varlığın şeklinin ilahî sanatla tayin edildiğini ifade eder.

Âl-i İmrân Suresi, 6. Ayet

“Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendirendir.”

Ayet, insanın ana rahmindeki biçimlenişinin Allah’ın dilemesine bağlı olduğunu bildirerek bireysel farklılığın ilahî takdir olduğunu hatırlatır.

Tegâbün Suresi, 3. Ayet

“Sizi şekillendirdi ve suretlerinizi güzelleştirdi.”

Bu ifade, suret ve güzelliğin birlikte düşünüldüğünü ve estetiğin de ilahî bir ihsan olduğunu ortaya koyar.

İnfitâr Suresi, 8. Ayet

“Seni dilediği bir surette bir araya getirdi.”

İnsanın suretinin ilahî tercih ve takdire göre belirlendiği ve bunun bir lütuf olarak görülmesi gerektiği belirtilir.

Nûr Suresi, 35. Ayet

“Allah göklerin ve yerin nurudur.”

Nur ayeti, güzelliğin ve suretin hakikatte ilahî bir aydınlıkla anlam bulduğunu ve varlığın estetik düzeninin bu nurla okunduğunu gösterir.