El-Hâlik, yoktan var eden, var edişini ölçü ve takdirle belirleyen ve yaratmayı hikmetle planlayandır. Kâinatta görülen düzen, denge ve mizan; atom ölçeğinden galaksi kümelerine kadar uzanan matematiksel uyum, Hâlik isminin tecellilerindendir. Yaratılışta rastlantı değil, maksat ve ölçü vardır. Varlık türlerinin doğası, sınırları ve imkânları ilahî bir ölçüye göre belirlenmiştir; bu ölçü, hem sürekliliği hem de yenilenmeyi mümkün kılar.
Hâlik ismine iman, kulda israf ve fesattan sakınma, emanete riayet ve yeryüzünü ıslah etme sorumluluğu doğurur. Çünkü yaratılışın hikmetine zarar vermek, dengeyi bozmak ve zulmetmek emanete ihanettir. Kul, sanat, ilim ve üretimde ölçüyü, estetiği ve faydayı gözeterek Hâlik’ın koyduğu mizanla uyumlanır. Her yeni gün, Hâlik’ın lütfuyla tazelenen bir sahne; kulun ise bu sahnede adalet ve ihsanla rol alması gereken bir imtihandır.
Kur’an’da “El-Hâlik” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Haşr Suresi, 24. Ayet
“O, Hâlik, Bâri’, Musavvir’dir.”
Bu üçlü sıralama, yaratmanın takdirle başlatılması, türlerin düzen içinde ortaya konması ve suret verilerek kemale erdirilmesini bir bütün olarak anlatır.
Zümer Suresi, 62. Ayet
“Allah her şeyin yaratıcısıdır.”
Ayet, yaratmanın kapsamını hiçbir istisna bırakmaksızın Allah’a tahsis ederek tevhidi pekiştirir.
Sâffât Suresi, 96. Ayet
“Sizi ve yaptıklarınızı Allah yaratmıştır.”
Burada insanın kendisi ve fiillerinin varlık planındaki yaratılmışlığı vurgulanır; insanın sorumluluğu ise ayrı bir düzlemde ele alınır.
Furkan Suresi, 2. Ayet
“Her şeyi ölçüyle yaratmıştır.”
Bu ifade, varlıkta keyfîlik değil ölçü, denge ve hikmetin esas olduğunu öğretir ve yaratılışın amacını düşündürür.
Mü’min Suresi, 62. Ayet
“İşte Rabbiniz Allah; yaratan O’dur.”
Ayet, yaratmanın Allah’a tahsis edilmesini doğrudan Rab sıfatıyla ilişkilendirir ve kulluğun yönünü belirginleştirir.