El-Vâcid

El-Vâcid, dilediğini bulan, yoklukta varlık yolunu açan ve mutlak anlamda ihtiyaçsız olandır. Kayıp sandığımız yerde beliren imkânlar ve tıkanmış görünen yollarda açılan kapılar, Vâcid isminin latif tecellilerine işaret eder. Vücûd (bulunuş) ve vâcid (bulan) mânaları, kulun nimetin kaynağını ve yokluğun ötesindeki ilahî imkânı görmesine rehberlik eder.

Vâcid ismine iman eden kul, ‘arayana bulunur’ ilkesiyle ümit ve gayretini diri tutar. Vesileleri çoğaltır; bulduğunda şükreder, bulamadığında hayrın başka bir yerde olduğuna inanır. En büyük buluş, kulun Rabbiyle buluşmasıdır; kişi kendini hakikatte bulduğunda Rabbini bulur, Rabbini bulduğunda da her şey yerini bulur.


Kur’an’da “El-Vâcid” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Duhâ Suresi, 6-8. Ayetler

“Seni yetim bulup barındırmadı mı; şaşırmış bulup hidayet etmedi mi; fakir bulup zengin etmedi mi?”

Bu pasaj, Allah’ın kulunu üç farklı hâlde ‘bulduğu’ ve her birinde barındırma, hidayet ve zenginlikle desteklediğini anlatarak nimetin ilahî kaynağını hatırlatır.

En’âm Suresi, 95. Ayet

“Ölüden diriyi çıkarır.”

Yokluğun içinden varlığı çıkarma kudreti, darlıkta imkân ve karanlıkta aydınlık bulunabileceğini; Vâcid manasının kâinattaki tecellisini gösterir.

Talâk Suresi, 2-3. Ayetler

“Hiç ummadığı yerden rızık verir.”

İnsanın hesaba katmadığı kapıların açılması, Allah’ın kuluna beklemediği yerlerden imkân ‘buldurması’nın bir misali olarak verilir.

Nisâ Suresi, 100. Ayet

“Yeryüzünde genişlik ve vüs’at bulur.”

Hicret eden kimse için yeryüzünde geniş imkânlar bulunacağı; bu genişliğin ilahî takdirle mümkün olduğu vurgulanır.

Yûsuf Suresi, 65. Ayet

“Sermayelerini yüklerinde buldular.”

Vücûd fiilinin somut bir örneği üzerinden Allah’ın tedbirinin, kulun tasarruf planlarını aşan bir hikmetle gerçekleştiği gösterilir.