El-Afüvv, günahı kökünden silip izini dahi bırakmadan affedendir. Af, bağışlamanın en üst mertebesidir; kulun geçmiş yüklerini kaldırır ve ona tertemiz bir başlangıç imkânı verir. Afüvv tecellisi, rahmetin zirvesinde bir lütuftur.
Afüvv ismine sığınan kul, affı talep ettiği gibi affetmeyi de öğrenir. Kırgınlıkları biriktirmek yerine kalbin yükünü hafifletir; af, zayıflık değil, güçle merhametin birleşimidir ve toplumsal barışı büyütür.
Kur’an’da “El-Afüvv” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Nisâ Suresi, 43. Ayet
“Allah Afüvv’dur, Gafûr’dur.”
Allah’ın affı, bağışın kökten silme boyutunu da kapsar; bu, kulun izzetini koruyan bir lütuftur.
Hac Suresi, 60. Ayet
“Allah Afüvv ve Gafûr’dur.”
Hac bağlamında affın zikredilmesi, ibadetlerin ahlakî dönüşümle birleştiğinde temizlenmeye vesile olduğunu gösterir.
Mücadele Suresi, 2. Ayet
“Allah Afüvv’dur, Gafûr’dur.”
Aile hukukundaki bir meselede dahi affın yer bulması, affediciliğin hayatın her alanında değer olduğunu ifade eder.
Şûrâ Suresi, 40. Ayet
“Affetmek daha hayırlıdır.”
Affın, kısas hakkı bulunsa bile daha faziletli olduğu; toplumsal barışı onardığı vurgulanır.
Nûr Suresi, 22. Ayet
“Affetsinler, aldırış etmesinler.”
Müminlerin birbirlerini affetmeleri istenir; Allah’ın da affetmesini umuyorlarsa bu ahlâkı benimsemeleri öğütlenir.