Mâlikü’l-Mülk, mülkün gerçek sahibi; veren, alan ve dilediği gibi tasarruf edendir. Mülk emanet, malikiyet imtihandır. İnsanın elindeki her şey, asıl mâlik olan Allah’ın kulluğunu sınayan bir lütuftur.
Mâlikü’l-Mülk ismine iman eden kul, gösteriş ve israfı terk eder; paylaşım ve üretimi çoğaltır. Mülk iyiye güç, kötüye fitne olur; kalp niyeti bu hükmü belirler. Sahiplik iddiası adalet ve infakla ıslah edilir.
Kur’an’da “Mâlikü’l-Mülk” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Âl-i İmrân Suresi, 26. Ayet
“Mülkün sahibi Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin...”
Mülk dağılımının Allah’ın elinde olduğu ve izzet-zilletin ilahî tasarrufla verildiği dua diliyle öğretilir.
Fâtiha Suresi, 4. Ayet
“Din gününün mâliki.”
Ahirette mutlak hüküm sahibinin Allah olduğu beyan edilerek dünya işlerinin de bu bilince göre tanzimi istenir.
Zümer Suresi, 44. Ayet
“Bütün hüküm Allah’ındır.”
Hükümranlığın kapsamı, dünyevî ve uhrevî alanı içine alacak şekilde Allah’a nispet edilir.
Mülk Suresi, 1. Ayet
“Mülk elinde olan Allah ne yücedir.”
Sûrenin girişinde mülkün bütünüyle Allah’ın elinde olduğu tescil edilerek tefekküre davet edilir.
Şûrâ Suresi, 49. Ayet
“Mülk Allah’ındır; dilediğini yaratır.”
Yaratma ve tasarrufun tek elde toplandığı; mülkün sahibinin dilediği üzere tasarruf ettiği bildirilir.