El-Basîr, görünür ve görünmez her şeyi eksiksiz gören, hiçbir detayın nazarından kaçmadığı olandır. Allah’ın görmesi yalnız cisim ve hareketleri değil; niyet, eğilim ve sonuçların doğuracağı hikmetleri de kuşatır.
Basîr ismine iman eden kul, gizli-açık her hâlinde aynı hassasiyeti gözetir. Emanete riayet, adalet, ölçü ve ihsan, Basîr’in murakabesi altında yaşayan müminin tabii davranışlarına dönüşür; riya kapıları kapanır, ihlas kök salar.
Kur’an’da “El-Basîr” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Şûrâ Suresi, 11. Ayet
“O, Semî‘ ve Basîr’dir.”
Allah’ın işiten ve gören oluşu bir arada zikredilerek O’nun murakabesinin kapsamı ve kemali bütünlük içinde gösterilir.
Nisâ Suresi, 58. Ayet
“Allah, size emanetleri ehline vermenizi emreder... Allah Basîr’dir.”
Emanet ve adalet emrinin sonunda Allah’ın her şeyi gördüğü vurgulanır; bu, mümini iç denetime ve titizliğe çağırır.
Alak Suresi, 14. Ayet
“Allah görür.”
Kısa ve sarsıcı bu beyan, insanın her an ilahî nazar altında olduğunu hatırlatarak günaha set, hayra teşvik olur.
Kehf Suresi, 26. Ayet
“O ne güzel görür.”
Allah’ın görmesinin kusursuzluğuna işaret edilerek hükmüne güven ve teslimiyet çağrısı yapılır.
Lokmân Suresi, 28. Ayet
“Allah işitendir, görendir.”
İşitme ve görmenin birlikte zikri, ilahî murakabenin hiçbir boşluk bırakmadığını ve adaletin bu kuşatıcılıkla gerçekleştiğini bildirir.