El-Adl

El-Adl, tam adalet sahibidir; her şeyi yerli yerine koyar ve zulme kapı bırakmaz. Kâinattaki mizan, Adl isminin kozmik ölçüsüdür; insan vicdanı ise bu ölçünün içsel yankısıdır. Adalet, sadece ceza değil; hakların korunması, hak edenin hakkını alması ve ölçünün gözetilmesidir.

Adl ismini bilen kul, adaletin yalnız hukuki bir teknik değil, hayatın her alanına sirayet eden bir ilke olduğunu kavrar. Akrabaya, güç ve menfaate meyletmeden hakkı teslim eder; öfke ve sevgiye rağmen adaleti ayakta tutar; tüketim ve paylaşımda da ölçüyü korur.


Kur’an’da “El-Adl” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Nahl Suresi, 90. Ayet

“Allah adaleti, ihsanı emreder.”

Bu merkezî ayet, adaletin ihsanla birlikte yürütülmesi gerektiğini ve toplumun bu iki sütun üzerinde ayakta kalacağını bildirir.

Mâide Suresi, 8. Ayet

“Adil olun; bu takvaya daha yakındır.”

Adaletin takvayla bağı kurulmuş; sevgi ve öfkenin hakikati perdelememesi için ilke konulmuştur.

Rahmân Suresi, 7-9. Ayetler

“Mizanı koydu, haddi aşmayın.”

Kozmik ölçünün korunması, insanın ahlaki ve iktisadi ölçülerine de örnek gösterilerek haddi aşmamak emredilir.

En’âm Suresi, 115. Ayet

“Rabbinin kelimesi doğruluk ve adalet bakımından tamamlandı.”

İlahi kelamın hem doğruluk hem adalet bakımından mükemmel olduğu ve hükümlerinin bu iki vasfı taşıdığı bildirilir.

Zilzal Suresi, 7-8. Ayetler

“Zerre kadar hayır-şer görülecek.”

Hesabın titizliği, adaletin kusursuzluğunu gösterir; hiçbir amel, küçük bile olsa kaybolmayacaktır.