El-Mü’min, güven verip emniyet sağlayan, vaadinde daima sâdık olandır. Kullarına hidayet göndererek hakikati doğrular, kalplere itminan indirir ve korkuları yatıştırır. İman nurunun kalplerde yer etmesi, Mü’min isminin lütfudur; zira hakikati teyit eden ve güveni hak eden yalnız O’dur.
Bu isim, kulda doğruluk, sadakat ve vefayı güçlendirir. İnsan ilişkilerinde güvenilir olmak, emanete riayet etmek, sözünde durmak ve adaletten ayrılmamak Mü’min ismine ahlâkî bir karşılıktır. Kader inancının sağladığı emniyet, belirsizlik ve imtihan zamanlarında paniği azaltır; kul, “Bize Allah’ın takdir ettiğinden başkası isabet etmez” diyerek istikametini korur. Böylece iman, sadece kalbî bir tasdik değil, bütün hayatı güven veren bir şahsiyetle inşa eden bir hâldir.
Kur’an’da “El-Mü’min” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Haşr Suresi, 23. Ayet
“O, Mü’min, Müheymin...”
Bu birlikte anılış, Allah’ın güven verip doğrulayan sıfatıyla aynı anda gözetip koruyan sıfatının uyum içinde tecelli ettiğini vurgular.
Tevbe Suresi, 51. Ayet
“Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize isabet etmez.”
Ayet, kader inancının mümine sağladığı iç emniyeti ve sarsılmaz tevekkülü açık biçimde öğretir.
Fetih Suresi, 4. Ayet
“Müminlerin kalplerine sekine indirdi.”
Kalplere inen ‘sekine’, Allah’ın güven verici lütfuyla korkuların yatıştığını ve imanın huzur doğurduğunu gösterir.
Ahzâb Suresi, 23. Ayet
“Onlardan kimi adadığına vefa etti.”
Mümin şahsiyetin güvenilirlik ve vefa ile örüldüğü, sözünü yerine getirmenin imanla ilişkili olduğu vurgulanır.
Bakara Suresi, 257. Ayet
“Allah, iman edenlerin velisidir; onları karanlıklardan nura çıkarır.”
Allah’ın dostluğu, mümini sapkınlıktan kurtarıp hakikat ışığına ulaştıran güvenli bir rehberlik olarak sunulur.