El-Mu‘izz, dilediğine izzet ve güç verendir. İzzet sadece görünür kudret veya servet değildir; Allah katındaki değerdir. Bu izzet, itaate, adalete ve takvaya bağlı olarak verilir; hak ve ihsanla taşınmadığında ise yük, şımarıklık ve israfa dönüşür.
Mu‘izz ismini bilen kul, izzeti yanlış adreslerde aramaz. Harama tenezzül ederek yükselmeyi reddeder; izzet verildiğinde şımarmaz, verilmediğinde de zillete düşmez. İzzetin aslı Hakk’a yakınlıktır; bu yakınlık, kulun kalbinde vakar ve istikrar üretir.
Kur’an’da “El-Mu‘izz” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Âl-i İmrân Suresi, 26. Ayet
“Dilediğine izzet verirsin.”
Bu dua, izzetin dağıtımının bütünüyle Allah’ın elinde olduğunu ve değer verilmenin ilahî ölçüyle gerçekleştiğini açıkça ifade eder.
Fâtır Suresi, 10. Ayet
“Bütün izzet Allah’a aittir.”
Ayet, haysiyet ve onurun hakiki kaynağının yalnız Allah olduğunu bildirerek izzeti mahlûkta aramayı manasız kılar.
Yûnus Suresi, 65. Ayet
“İzzet bütünüyle Allah’ındır.”
Bu beyan, İslam davetçilerine teselli vererek insanların söz ve tavırlarının ilahî izzeti eksiltemeyeceğini öğretir.
Münâfikûn Suresi, 8. Ayet
“İzzet Allah’ın, Resûlünün ve müminlerindir.”
Toplumsal düzlemde izzetin Allah, Rasul ve müminlere ait olduğu bildirilir; izzetin imandan beslendiği hatırlatılır.
Nisâ Suresi, 139. Ayet
“İzzeti kâfirlerden mi arıyorlar?”
Ayet, izzetin yanlış kaynaklarda aranmasını kınar ve mümini ölçüsüz bağımlılıklardan koruyan bir ilke vazeder.