El-Kâbid

El-Kâbid, darlatan, kısan ve tutandır. Rızıkta, hâllerde ve imkânlarda yaşanan daralmalar, ilahî terbiyenin bir parçasıdır. Kabz hâli kalbi arındırır, şükre öğretir, sabrı ve dayanıklılığı kuvvetlendirir. Darlık, tefekkür ve iç muhasebe için bir fırsattır; kul, hatalı alışkanlıklarını fark eder ve ıslah eder.

Kâbid ismine iman, geçici sıkışıklıkları isyan sebebi yapmaktan alıkoyar; hikmeti aramayı ve dua ile sebeplere yönelmeyi öğretir. Kabz, bastın kıymetini öğreten bir öğretmendir; her daralma, daha sahici bir genişliğin eşiği olabilir. Kul, darlıkta da vazifeye devam eder; çünkü darlığı veren de genişliği lütfeden de aynıdır.


Kur’an’da “El-Kâbid” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Bakara Suresi, 245. Ayet

“Allah (rızkı) dilediğine daraltır, dilediğine genişletir.”

Rızkın daralması ve genişlemesinin Allah’ın dilemesine bağlı olduğu bildirilerek kulun sabır ve tevekkülle imtihan edildiği öğretilir.

Ra’d Suresi, 26. Ayet

“Allah rızkı dilediğine genişletir ve daraltır.”

Rızkın kısılması da bir eğitim ve koruma biçimi olabilir; taşkınlığa engel olan bu ölçü, ilahî hikmeti yansıtır.

Ankebût Suresi, 62. Ayet

“Allah dilediğine rızkı bol verir, (dilediğine) kısar.”

Rızık dağılımındaki farklılık ilahî takdire bağlanır; kuldan şükür ve sabır dengesi istenir.

Yâsîn Suresi, 47. Ayet

“Allah dilerse rızkı daraltır.”

İnsanların ileri sürdüğü bahanelere karşı rızık darlığının da imtihanın bir parçası olduğu hatırlatılır.

İsrâ Suresi, 30. Ayet

“Şüphesiz Rabbin dilediğine rızkı genişletir, (dilediğine) daraltır.”

Kader ve ölçü rızıkta tecelli eder; her iki hâl de kul için ayrı bir terbiye ve nimet kapısıdır.