El-Hasîb

El-Hasîb, hesap gören, herkese yeten ve kâfî olandır. Amellerin tamamı O’nun ilminde kayıtlıdır; küçük-büyük hiçbir şey kayıttan kaçmaz. Hasîb tecellisi sadece ahiretteki büyük hesap gününde değil, dünyada adalet arayışında, ölçülü yaşamda ve kulun öz denetiminde de kesintisiz işler. ‘Allah yeter’ demek hem güven hem de sorumluluk ilanıdır; çünkü kâfî olan Rabbin huzurunda her iş doğruluk terazisine vurulmak zorundadır.

Hasîb ismine iman, kulda güçlü bir öz muhasebe bilinci doğurur. ‘Hesaba çekilmeden önce nefsini hesaba çek’ düsturuyla hareket eden kişi, sözde ve işte şeffaflığı, kul hakkına riayeti ve adil paylaşımı merkeze alır. Gösterişe değil sahici iyi oluşa odaklanır; kalabalıkların alkışı değil, Hakk’ın rızası hedef olur. Böylece Hasîb’in gözetimi, korkuyu umuda, belirsizliği ise ahlâkî istikrara dönüştürür.


El-Hasîb

Kur’an’da “El-Hasîb” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Nisâ Suresi, 6. Ayet

“Allah hesap sorucu olarak yeter.”

Ayette Allah’ın hesap sorucu olarak kâfî olduğu ifade edilerek nihai denetimin beşerî otoritelerin ötesinde ilahî otoriteye ait olduğu hatırlatılır.

Ahzâb Suresi, 39. Ayet

“Allah hesap görücü olarak yeter.”

Bu ifade, peygamberlerin ve salihlerin görevlerini ifa ederken sonuçları Allah’a bırakmalarını öğreterek kalplere sarsılmaz bir güven aşılar.

En’âm Suresi, 62. Ayet

“Hesap çabuk Allah’a aittir.”

Hesabın Allah katında hızlı ve eksiksiz gerçekleşeceği bildirilerek adaletin gecikmeyeceği teminat altına alınır.

Âl-i İmrân Suresi, 199. Ayet

“Şüphesiz Allah hesabı çabuk görendir.”

Aynı ilke tekrar edilerek, müminlerin iyiliklerinin zayi olmayacağı ve zulmün cezasız kalmayacağı güveni pekiştirilir.

İbrahim Suresi, 41. Ayet

“Hesap görülecek gün.”

Bu dua cümlesinde ‘hesap günü’ vurgulanarak Hasîb isminin ahiret perspektifinde anlam kazanan boyutu hatırlatılır.

El-Hasîb İsminin Anlamı Nedir?

El-Hasîb, Arapça "h-s-b" kökünden gelir. Bu kök çok zengin manalara sahiptir; saymak, hesaplamak, dikkate almak, zannetmek ve yetmek (kafi gelmek) demektir. "Hesap" kelimesi de buradan gelir, "Hasbi" (karşılıksız/gönüllü) kelimesi de.

Esma-i Hüsna terminolojisinde El-Hasîb isminin anlamı iki temel boyutta tecelli eder:

  1. Hesap Gören (Muhasebeci): Kullarının ömür boyu yapıp ettiklerini, niyetlerini ve sözlerini en ince detayına kadar bilen, kaydeden ve ahirette bunun karşılığını (mükafat veya ceza) eksiksiz verecek olan.

  2. Kuluna Yeten (Kâfi): Kulunun bütün ihtiyaçlarını karşılayan, onu başkalarına muhtaç etmeyen, vekil olarak O’na güvenenin başka bir yardımcıya ihtiyaç duymadığı Zât.

Yani El-Hasîb; hem "Hesabını bil!" diye uyarır, hem de "Korkma, ben sana yeterim" diye teselli eder.

"Hasbiyallah": Allah Bana Yeter

El-Hasîb isminin "yetmek/kifayet" boyutu, müminin en büyük güç kaynağıdır. Hayatta çaresiz kaldığımızda, bütün kapılar yüzümüze kapandığında dudaklarımızdan dökülen o meşhur dua: "Hasbiyallah" (Allah bana yeter) veya "Hasbunallahu ve ni'mel vekil" (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir).

Bu söz, Hz. İbrahim'in (a.s) ateşe atılırken söylediği son sözdür. Ateşe düşerken Cebrail (a.s) gelip "Bir isteğin var mı?" diye sorduğunda, Hz. İbrahim; "Senden hayır, ama Allah'tan evet. O bana yeter (Hasbiyallah)" demiştir. Ve o teslimiyet, kızgın ateşi bir gül bahçesine çevirmiştir.

El-Hasîb ismini bilen insan özgürleşir. İnsanların takdirine, onayına veya yardımına muhtaç olmadığını bilir. "Allah var, gam yok" sözü, bu ismin Türkçedeki karşılığıdır.

Seri'ul Hisab: En Hızlı Hesap Gören

El-Hasîb isminin diğer yüzü ise "Hesap Görücü" olmasıdır. Allah, **"Seri'ul Hisab"**tır (Hesabı çok çabuk görendir).

İlahi matematik, beşeri matematiğe benzemez. Biz bir market kasasında bile dakikalarca bekleriz. Ancak Allah, mahşer meydanında milyarlarca insanı aynı anda hesaba çekecek ve hiç kimsenin hesabı diğerine karışmayacaktır. Nasıl ki Güneş aynı anda milyarlarca kişiyi ısıtır ve "Sıra bekle" demezse; El-Hasîb olan Allah da herkesin hesabını bir anda, "göz açıp kapayıncaya kadar" bir sürede görecektir.

Bakara Suresi 202. ayette buyurulur: "İşte onlar için kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir."

El-Hasîb ve El-Muhsi Arasındaki Fark

Allah’ın "sayıp dökmesi" ile ilgili iki isim vardır ve karıştırılabilir:

  • El-Muhsi: İstatistiksel olarak her şeyi sayan, adedini bilen, envanterini tutan demektir. (Nicelik/Sayısal Veri). Kainattaki yaprak sayısını, nefes sayısını bilmesi El-Muhsi'dir.

  • El-Hasîb: O sayılanların "değerini" bilen, niteliğini ölçen ve sonucunda bir hüküm (ceza/ödül) verendir. (Nitelik/Yargı).

Özetle: El-Muhsi "Kaç tane namaz kıldın?" sorusunun cevabını bilir; El-Hasîb "O namazların ne kadarı kabul oldu, karşılığı nedir?" sorusunun cevabını verir.

Hayatımızda El-Hasîb Ahlakı

İnsan başkalarının hesabını tutmayı sever. "O bana bunu yaptı, şu kadar borcu var" der. Ama El-Hasîb ahlakıyla ahlaklanan kişi, merceği kendine çevirir.

Hz. Ömer (r.a) şöyle der: "Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin."

Gerçek akıllı kişi (tüccar), akşam dükkanı kapatınca kasayı sayandır. Mümin de her gece yastığa başını koyduğunda kendi iç muhasebesini yapmalıdır:

  • "Bugün Allah için ne yaptım?"

  • "Bugün kimi kırdım?"

  • "Bugün kazandığım para helal miydi?"

  • "Yarın bu günün hesabını verebilir miyim?"

Bu iç denetim (oto-kontrol), insanı ahiretteki o zorlu hesaptan kurtarır. Dünyada kendi hesabını görenin, ahirette hesabı kolay olur.

El-Hasîb Zikri ve Faziletleri

Haksızlığa uğrayanlar, iftiraya maruz kalanlar veya gücü yetmediği bir düşmanla karşılaşanlar için en etkili manevi silah, işi El-Hasîb olan Allah'a havale etmektir.

"Hasbiyallahu la ilahe illa hu" (Tevbe Suresi, 129) ayetini sabah akşam okumak, kişiyi dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtarır. Ayrıca, bir haksızlık karşısında "Hakkımı helal etmiyorum, Allah'a havale ediyorum" demek; "Dosyayı mahkemelerin en yücesine, El-Hasîb olan Hakime gönderiyorum" demektir ki, bu çok ağır bir sözdür. Zira Allah hesap sorarsa, o hesap çok çetin olur.

Allah Bize Yeter

El-Hasîb ismine iman eden kişi, ne geleceğin rızık endişesiyle, ne de "hakkım yendi" üzüntüsüyle kahrolur. Bilir ki; rızkı veren de O'dur (Kafi), hakkı teslim edecek olan da O'dur (Hasib).

Biz O'na kul olalım, O bize her konuda yeter.

Bu İdrakle Yakarış:

"Ey her şeyi en ince detayına kadar bilen ve kullarına yeten Hasîb Rabbim! Hesabımızı kolay eyle (Hisab-ı Yesir), bizi zorlu sorguyla imtihan etme. Bizi Senden başkasına muhtaç etme, Senden başkasına el açtırma. Dertlerimiz, düşmanlarımız ve ihtiyaçlarımız karşısında; 'Allah bana yeter, O ne güzel vekildir' diyerek Sana sığınıyoruz. Sen bize yetersin Rabbim..."