Er-Râfi’

Er-Râfi’, dilediğini derecelerle yükselten, izzet ve itibar veren demektir. Yükseltme bazen ilim ve hikmetle, bazen sabır ve ihsanla, bazen de kalpteki ihlas ve takvayla gerçekleşir. Gerçek yükseliş, Allah katındaki değeri artıran yükseliştir; şöhret ve geçici itibarın sahte cazibesi bu hakikat karşısında sönüktür.

Râfi’ ismi, kulun merdivenini gösterir: İlimle donanan, sabırla pişen, hizmetle büyüyen ve ihlasla derinleşen kişi yükselir. Yükseliş ağır bir sorumluluktur; baş döndürmemesi için şükür ve tevazu ile taşınmalıdır.


Er-Râfi’

Kur’an’da “Er-Râfi’” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

En’âm Suresi, 83. Ayet

“Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz.”

Ayet, Allah’ın dilediğini hikmeti uyarınca yücelttiğini ve bu yükselişin ilim ve takva gibi sahici mertebelerle ilişkili olduğunu ima eder.

Mücâdele Suresi, 11. Ayet

“İman edenleri ve ilimde derinleşenleri derecelerle yükseltsin.”

Burada yükselişin ölçüsü, iman ve ilimde derinleşme olarak belirlenir; değer standartları ilahî ölçüyle açıklanır.

Yûsuf Suresi, 76. Ayet

“Dilediğinin derecesini yükseltir.”

Allah’ın hikmete bağlı olarak kişilerin derecesini artırdığı ve bu artışın kulun bilinçli yürüyüşüne eşlik ettiği beyan edilir.

Âl-i İmrân Suresi, 55. Ayet

“Seni (İsa) katıma yükselteceğim.”

Bu ifade, Allah’ın kulunu katına yüceltmesinin ilahî bir ikram olduğunu ve seçilmişliğin bir nişanesi sayıldığını bildirir.

Hac Suresi, 65. Ayet

“Göğe yükselen...”

Raf’ kökünün kullanımı, yükselmenin hem maddi hem de manevi bağlamlarda ilahî takdirle mümkün olduğunu hatırlatır.

Er-Râfi’ İsminin İlahi Anlam Çerçevesi

Allah’ın yükseltmesi, insanların torpil veya iltimasla yaptıkları yükseltmelere benzemez. O’nun yükseltmesi adalet ve hikmet iledir. Kim hak ediyorsa, kim çabalıyorsa ve kim kalbini temiz tutuyorsa, Er-Râfi’ tecellisi onu bulur.

İlahi ölçüde "yüksek" olmak; çok paraya, takipçiye veya güce sahip olmak değildir. Bazen toplumun "aşağıda" gördüğü garip bir kul, takvası sebebiyle Allah katında en yüksek makamdadır. Er-Râfi’, görünürdeki kabuğu değil, özdeki cevheri yukarı çıkarandır.

Er-Râfi’ ve El-Hâfid İlişkisi

Esma-i Hüsna’nın en çarpıcı dengelerinden biri El-Hâfid (Alçaltan) ve Er-Râfi’ (Yükselten) ilişkisidir. Bu iki isim, kâinatın manevi asansörü gibidir. Allah, kibirlenenleri Hâfid ismiyle aşağı indirirken, tevazu gösterenleri Râfi’ ismiyle yukarı çıkarır.

Bu zıtlık, ilahi denge prensibini kurar. Eğer sadece "yükselten" olsaydı, zalimler zulümlerine devam ederdi. Sadece "alçaltan" olsaydı, mazlumların umudu kalmazdı. Mümin bilir ki; şu an bir düşüş yaşıyorsa bu Hâfid isminin terbiyesidir ve sabrederse arkasından Râfi’ isminin ikramı gelecektir.

Er-Râfi’ İsminin Dünya Hayatındaki Tecellileri

Dünya hayatında Er-Râfi’ isminin yansımaları, genellikle sabır ve ahlak sınavlarının ardından gelir. Bir insan haksızlığa uğradığında susar ve sabrederse, Allah onu toplum vicdanında zamanla öyle bir yükseltir ki, kendisine zulmedenler bile ona saygı duymak zorunda kalır.

Sabır, ahlak ve samimiyet, bu ismin mıknatısıdır. Tarihte peygamberler ve veliler, yaşadıkları dönemde hor görülmüş, taşlanmış ve dışlanmışlardır. Ancak Er-Râfi’ olan Allah, onların ismini yüzyıllar ötesine taşımış, sevgilerini milyarlarca kalbe nakşetmiştir. Haklıyken ezilenler, ilahi bir kanunla mutlaka yükselirler.

Manevi Yükseliş ve Er-Râfi’

Gerçek yükseliş, bedenin değil kalbin yükselmesidir. İnsan günah işledikçe manen ağırlaşır ve yere çakılır. Tövbe, ibadet ve güzel ahlak ise ruhu hafifletir ve yükseltir.

Namazdaki rüku ve secde, fiziksel olarak eğilmek olsa da manen en büyük yükseliştir. Kul, alnını yere koyduğu (tevazu gösterdiği) an, Allah katındaki en yüksek mertebeye ulaşır. İmanın, ihlasın ve tevazunun insanı yüceltmesi, Er-Râfi’ isminin en latif tecellisidir. İnsan gözünde küçük görülen bir tebessüm veya sadaka, Allah katında kulun derecesini katbekat artırabilir.

Er-Râfi’ İsmini Bilmenin Hayata Etkileri

Bu ismin bilincine varan bir insanda tevazu bilinci gelişir. Bilir ki, bulunduğu makam veya sahip olduğu yetenek kendisinden değil, Râfi’ olan Allah’ın lütfundandır. Bu yüzden başarıda şımarmaz.

Ayrıca insanlara yukarıdan bakmama ahlakını edinir. "Bugün ben yukarıdayım ama yarın Hâfid ismiyle düşebilirim; şu an aşağıda gördüğüm kişi ise Râfi’ ismiyle benden daha yükseğe çıkabilir" diye düşünür. Bu bilinç, insanı kibrin tuzağından korur ve gerçek yükselişin ahlakla olduğunu öğretir.

Ahirette Er-Râfi’ İsminin Tecellisi

Dünyadaki rütbeler, ölüme kadardır. Generallik, müdürlük, krallık mezar kapısında biter. Ahirette ise Er-Râfi’ isminin mutlak tecellisi devreye girer: Derecelerin amellere göre verilmesi.

Orada soy, sop, zenginlik geçerli değildir. Kur’an’ı yaşayanlar, ahlakı güzel olanlar ve Allah rızası için yaşayanlar, cennetin yüksek tabakalarına (Aliyyîn) yükseltilir. Dünyada hor görülen nice samimi mümin, orada peygamberlerle komşu olacak makamlara eriştirilir.

Er-Râfi’ İsmiyle İlgili Dua ve Bilinç

Kulun Allah’tan yükselmeyi istemesi meşrudur; ancak bu istek nefsi tatmin etmek için değil, hizmet etmek ve ahlakı güzelleştirmek için olmalıdır.

Dua ederken şu bilinçle istemelidir: "Ey Rabbim! Beni dünyevi hırsların peşinde koşan bir 'yüksek' değil; Senin rızana talip olan, ahlakı ve imanı 'yüce' bir kul eyle. Beni yücelt ki, insanlara faydam dokunsun."

Er-Râfi’ İsmi Ne Öğretir?

Er-Râfi’ ismi bize, yükselmenin anahtarının Allah’ın elinde olduğunu öğretir. İnsanlar ne kadar aşağı çekmeye çalışırsa çalışsın, Allah’ın yükselttiğini kimse alçaltamaz. Ve yine öğretir ki; yerçekimi kanununun tersine, maneviyat kanununda aşağı doğru eğilenler (tevazu gösterenler) yükselir, burnu havada olanlar düşer. Gerçek değer, insanların alkışında değil, Allah’ın rızasındadır.