El-Hakem, mutlak hakem ve hüküm verendir; adaleti şaşmaz, kararı en doğrudur. Allah’ın hükmü hem şeriatın adaletinde hem de kaderin ince ölçülerinde tecelli eder; böylece kâinat ve insan hayatı anlamlı bir denge kazanır.
Hakem ismini anan kul, ihtilaflarda hevaya değil delile, öfkeye değil adalete sarılır. Kendini aklamayı değil, hakikati bulmayı; karşısındakini yenmeyi değil, hakkı ikame etmeyi önceleyen bir ahlak edinir; hesap bilinci onu söz ve eylemde ciddî kılar.
Kur’an’da “El-Hakem” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
En’âm Suresi, 114. Ayet
“Allah’tan başka hakem mi arayayım?”
Soru cümlesi, nihai hakemin yalnız Allah olduğunu ve hakemliğin beşerî arayışlarla gölgelenemeyeceğini ilan eder.
Nisâ Suresi, 65. Ayet
“Aralarında seni hakem tayin etmedikçe...”
Resûlün hükmüne rıza, hakem olan Allah’a rızanın dünyevî tezahürü olarak gösterilir ve sahici imanın şartı sayılır.
Zümer Suresi, 46. Ayet
“Allah aramızda hükmedecek.”
İhtilafların nihai çözümünün ilahî hükme bırakılması, teslimiyet ve tevekkülün adaletle birleşmesini öğütler.
Sebe’ Suresi, 26. Ayet
“Rabbimiz aramızda hak ile hükmedecek.”
Hakemlik ile ‘fetih’ aynı bağlamda zikredilerek, Allah’ın hükmünün kapıları açan bir adalet olduğunu bildirir.
Yunus Suresi, 109. Ayet
“Allah hükmedenlerin en hayırlısıdır.”
Bu tesbit, bütün beşerî yargıların üzerinde ilahî hükmün mükemmelliğini ve adaletini teyit eder.