El-Hâfid

El-Hâfid, dilediğini alçaltan, derecesini düşürendir. Bu alçalış çoğu kez kibrin, zulmün ve haddi aşmanın doğal neticesi olarak gelir. İlahi adalet, güç sarhoşluğunu zilletle terbiye eder; tarih, Hâfid tecellisinin ibretlik örnekleriyle doludur.

Hâfid ismini tefekkür eden kul, alçaltıcı sebeplerden uzak durur: Kibir, hile, zulüm ve israfı terk eder. Derecesini korumak ve yükseltmek için takva ve ihsanla yaşar. Alçalışın en büyüğü, kalbin hakikate kapanmasıdır; bu, nimetlerin azalmasından daha büyük bir kayıptır.


Kur’an’da “El-Hâfid” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Vâkıa Suresi, 3. Ayet

“Alçaltan ve yükselten.”

Kıyamet bağlamında kullanılan bu ifade, Allah’ın birilerini alçaltıp birilerini yükselttiğini ve bunun nihai adaletin tecellisi olduğunu bildirir.

Şûrâ Suresi, 27. Ayet

“Allah dileseydi taşkınlık ederlerdi.”

Rızkın ölçülü verilmesinin taşkınlığa engel olduğu ve alçaltmanın bazen koruyucu bir hikmete dayandığı anlatılır.

Hac Suresi, 18. Ayet

“Allah kimi dilerse alçaltır, kimi dilerse yüceltir.”

Secde etmeyenlerin alçalışı, Allah’a teslim olanların ise yükselişi bir ilke olarak ortaya konur.

Âl-i İmrân Suresi, 26. Ayet

“Dilediğini alçaltır.”

Mülk ve derecelerin değişiminin Allah’ın tasarrufunda olduğu ve alçalışın da hikmete dayandığı bildirilir.

Nahl Suresi, 29. Ayet

“Alçaltıcı azap.”

Zulüm ve nankörlüğün sonucu olarak alçaltıcı bir akıbetle karşılaşılacağı, bunun adaletin bir gereği olduğu belirtilir.