El-Bâri’, varlıkları tür ve yapı bakımından birbirine uygun, ekosistem kuracak şekilde yerli yerinde var edendir. Sadece var etmekle kalmayıp, varlıklar arası uyumu ve birbirini tamamlayan ilişkileri tesis eder. Canlıların besin zincirleri, su döngüsü, mevsimlerin ritmi, türlerin birbirine fayda üretmesi Bâri’ isminin “kurucu uyum” tecellisidir.
Bâri’ ismini tefekkür eden kul, tabiatla çatışmayı değil, uyumu esas alır; fesadı giderir, ıslahı çoğaltır. Üretirken onarmayı, tüketirken ölçüyü, paylaşırken adaleti gözetir. Ekolojik adalet, merhametin bir parçasıdır; Bâri’ ismine saygı, yaratılmışın hukukuna saygıdan geçer. Böylece kul, yeryüzünde bozgunculuğun değil; kurucu iyiliğin temsilcisi olur.
Kur’an’da “El-Bâri’” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Haşr Suresi, 24. Ayet
“O, Hâlik, Bâri’, Musavvir’dir.”
Bu sıralama, yaratmanın uyum ve düzen içinde gerçekleştiğini ve türlerin var edilişinde ilahî bir planın bulunduğunu vurgular.
A’râf Suresi, 54. Ayet
“Yaratma ve emir O’nundur.”
Ayette yaratma (tekvin) ile emrin (tedbir ve yönetim) aynı kaynağa ait olduğu belirtilerek düzenin ilahî bir ölçüye göre işlediği beyan edilir.
Secde Suresi, 7. Ayet
“Her şeyi güzel yapan ve yaratmaya başlayandır.”
Yaratılışın başlangıcında güzellik ve uyumun yer aldığı, bu güzelliğin kâinatın her katmanına yayıldığı açıklanır.
Tâhâ Suresi, 50. Ayet
“Her şeye yaratılışını veren, sonra yolunu gösteren.”
Fıtrî uygunluğun yanı sıra yönlendirme (hidayet) ile uyumun tamamlandığı ve her türün amacına uygun bir yaratılış aldığı bildirilir.
Rahmân Suresi, 7-9. Ayetler
“Göğü yükseltti, mizanı koydu.”
Bu pasaj, kozmik dengeyi (mizan) bozmamayı emrederek ekolojik ve ahlaki adaletin ilahî ölçülerle korunduğunu anlatır.