Er-Rezzâk, rızkı genişçe ve sürekli veren; her canlının payını tayin eden ve ulaştırandır. Rızık yalnız ekmek ve su değildir; sağlık, huzur, ilim, dostluk ve hidayet gibi maddî-manevî bütün nasipleri kapsar. Taksim, ilahî hikmet ve imtihan ilkelerine göre gerçekleşir; kimine dar, kimine geniş verilişi, kulun hem şükrünü hem sabrını imtihan eder.
Rezzâk ismi, kulun yüreğinde tevekkül ve çalışkanlık dengesini kurar. Sebeplere sarılmak ibadet, sonucu Allah’tan bilmek imandır. Helal kazanç, kanaat ve infak disiplini Rezzâk’a iman edenin ahlakıdır. Açgözlülük, israf ve kul hakkı rızık anlayışını kirleten hastalıklardır. Rızıkta teminat, Allah’ın vaadi; kulun payı ise gayret ve şükürdür.
Kur’an’da “Er-Rezzâk” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Zâriyât Suresi, 58. Ayet
“Şüphesiz Allah Rezzâk’tır, pek güçlüdür.”
Allah’ın rızık verişinin, O’nun mutlak kudretiyle birlikte anılması, rızık konusunda gerçek güvenin yalnız O’na duyulması gerektiğini bildirir.
Ankebût Suresi, 60. Ayet
“Nice canlı rızkını taşımaz; Allah rızıklandırır.”
Bu cümle, rızkın taşınamayacağı hallerde bile Allah’ın lütfuyla ulaştırıldığını ve tevekkülün meşru temelini anlatır.
Hûd Suresi, 6. Ayet
“Yeryüzünde rızkı Allah’a bağlı olmayan hiçbir canlı yoktur.”
Ayet, rızık teminatının kapsamını genişleterek her canlıyı içine alır ve Allah’ın bilgisinin bu teminatla beraber işlediğini beyan eder.
Cuma Suresi, 10. Ayet
“Allah’ın lütfundan isteyin.”
İbadetten sonra çalışma ve talep etmenin teşvik edilmesi, sebeplere sarılmanın ibadetle çelişmediğini gösterir.
Bakara Suresi, 172. Ayet
“Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından...”
Rızkın helal ve temiz olması gerektiği, şükrün de ancak bu şartla tam bir anlam kazanacağı öğretilir.