El-Bâsit, genişleten, açan ve ferahlatandır. Rızıkta ve hâllerde yaşanan genişlik, Allah’ın bir lütfu ve aynı zamanda bir sınavdır. Genişlik, şımarma değil şükrü; israf değil infakı gerektirir. Bast hâli, kulun iyilikte genişlemesi, gönlünü ve imkânlarını hayra açması için bir fırsattır.
Bâsit ismine iman eden, bolluğu insanlara kapı olmak için kullanır; ilim, servet ve nüfuzla hayır kanalları açar. Genişlik, gevşeklik değildir; sorumluluğun ve paylaşmanın artmasıdır. Bolluğun berekete dönüşmesi, adalet ve merhametle mümkündür.
Kur’an’da “El-Bâsit” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Ra’d Suresi, 26. Ayet
“Rızkı genişletir ve daraltır.”
Ayet, rızıkta genişlikle darlığın bir denge içinde yürüdüğünü ve kulun her iki halde de ahlaki sorumluluğunu koruması gerektiğini belirtir.
İsrâ Suresi, 30. Ayet
“Dilediğine genişletir, daraltır.”
Rızık dağılımındaki farklılıkların ilahî hikmete dayandığı ve kulun nasibine razı olarak şükürle yaşaması gerektiği öğretilir.
Şûrâ Suresi, 27. Ayet
“Allah rızkı kullarına bol verseydi...”
Ayette rızkın ölçüsüzce bol verilmesinin taşkınlığa yol açabileceği, bu yüzden ölçünün rahmet olduğu bildirilir.
Nûr Suresi, 38. Ayet
“Allah dilediğine hesapsız rızık verir.”
Bu ifade, ilahî lütfun bazen sınırsız genişleme şeklinde tecelli edebileceğini ve bunun da bir imtihan olduğunu hatırlatır.
Bakara Suresi, 247. Ayet
“Allah ilimde ve bedende onu genişletti.”
Burada genişleme, sadece malda değil; ilim ve kudrette de Allah’ın dilediğine lütfettiği bir artış olarak gösterilir.