El-Gafûr

El-Gafûr, günahları çokça bağışlayan, tekrar eden kusurları bile bağış kapısında eriten olandır. Bağış, kulun izzetini korur; af, yok sayma değil, ıslah için yeni bir sayfa açmaktır. Gafûr’a sığınan kul için ümit kapısı daima açıktır.

Gafûr ismine sığınan kul, pişmanlık ve utanmayı umuda bağlar; hatasını sahiplenir, telafi yolları arar ve aynı hataya düşmemek için tedbir alır. Bağışlanmanın bedeli ıslah gayretiyle ödenir; başkalarının ayıplarını örtmek de Gafûr’un kuldaki ahlakî yansımasıdır.


El-Gafûr

Kur’an’da “El-Gafûr” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Zümer Suresi, 53. Ayet

“Allah bütün günahları bağışlar.”

Bu ayet, ne kadar büyük olursa olsun samimi tevbe ile Allah’a yönelen kul için rahmet kapısının kapanmadığını ilan eder.

Nisâ Suresi, 110. Ayet

“Kim günah işler, sonra tevbe ederse...”

Ayet, tevbe ile bağışlanma arasındaki canlı ilişkiyi öğretir; dönüşün kapısı herkese açıktır.

İsrâ Suresi, 44. Ayet

“O Gafûr’dur, Halîm’dir.”

Mağfiret ve hilmin birlikte zikri, Allah’ın affının aceleci cezalandırma ile değil, eğitimle yürüdüğünü gösterir.

Nahl Suresi, 119. Ayet

“Sonra Rabbin, cehaletle işleyip tevbe edenleri bağışlar.”

Cehalet kaynaklı hataların tevbe ile silineceği ve rahmet kapısının dönüş için hazır olduğu beyan edilir.

Fâtır Suresi, 7. Ayet

“Allah Gafûr ve Şedîdü’l-İkab’dır.”

Rahmet ile uyarı birlikte zikredilerek bağışın kıymeti ve isyanın ciddiyeti denge içinde sunulur.

El-Gafûr Ne Demektir?

El-Gafûr, Arapça "g-f-r" (ga-fe-ra) kökünden gelir. Bu kök; bir şeyi örtmek, gizlemek, perdelemek ve kirlenmekten korumak demektir.

Çok ilginç bir detay vardır: Arapça’da askerin başına giydiği miğfere (kaska) "Miğfer" denir ve bu kelime de aynı kökten gelir. Miğferin görevi nedir? Askerin başını darbelerden korumak ve yarayı gizlemektir. İşte El-Gafûr isminin anlamı da budur: Kulunu günahların manevi darbelerinden, cehennem ateşinden ve en önemlisi "utançtan" bir kalkan gibi koruyan, hataları örtüp bağışlayandır.

El-Gafûr, El-Gaffâr ve El-Afuvv Arasındaki Farklar

Allah’ın affediciliğini anlatan bu isimler sıkça karıştırılır. Oysa aralarında muazzam incelikler vardır:

  1. El-Gaffâr: Tekrara ve çokluğa vurgu yapar. Kul günahı bin kere de işlese, tövbe ettiğinde bin kere affeden demektir. (Miktar ve Sıklık).

  2. El-Gafûr: Affın niteliğine ve mükemmelliğine vurgu yapar. Günah ne kadar büyük, ne kadar korkunç olursa olsun; Allah’ın onu tamamen örtmesi ve hiç yaşanmamış gibi muamele etmesidir. (Derinlik ve Kalite).

  3. El-Afuvv: Günahı kökünden silen, izini bile yok edendir. Kiramen Katibin meleklerinin defterinden bile o günahı siler.

Özetle: El-Gaffâr "yine gel" der, El-Gafûr "seni örttüm" der, El-Afuvv "hiç yapmamışsın gibi sildim" der.

En Ümitli Ayet

Kuran-ı Kerim’in kalbi sayılan, günahkârların en büyük sığınağı olan Zümer Suresi 53. ayet, El-Gafûr isminin manifestosudur:

"De ki: Ey kendileri aleyhine haddi aşan (çok günah işleyen) kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan (Gafûr), çok merhamet edendir (Rahîm)."

Bu ayet, "Benim günahım Allah’ın rahmetinden büyük" deme küstahlığını reddeder. Hiçbir günah, Allah’ın El-Gafûr isminden daha büyük olamaz. Ümitsizlik, haramdır; çünkü ümitsizlik, "Allah’ın beni affedecek gücü/merhameti yok" demek gibi gizli bir inkardır.

"Örtmek" Kavramı ve İnsanın Onuru

El-Gafûr isminin en çarpıcı yönü "örtmesi"dir (Settar boyutu). İnsanlar birbirini affedebilir ama unutmazlar. Bir tartışmada, yıllar önceki hatanızı yüzünüze vurabilirler. Bu, insanı mahcup eder, onurunu kırar.

Ancak Allah Gafûr'dur. Kul samimiyetle tövbe ettiğinde:

  • O günahı örter.

  • Ahirette, mahşer meydanında o günahı kulun yüzüne vurup onu herkesin içinde rezil etmez.

  • Hatta rivayetlere göre; o günaha şahitlik eden uzuvlara ve yere bile o günahı unutturur.

  • Allah, kulunun onurunu koruyarak affeder. Affederken ezmez, başa kakmaz.

El-Gafûr İsminin İnsana Yüklediği Ahlak

Allah kusurları örtüyorsa, O’nun kulu olan bizler nasıl kusur araştırabiliriz? Bu ismi idrak eden bir mümin:

  1. Tecessüs Yapmaz: İnsanların gizli hallerini, ayıplarını merak edip araştırmaz.

  2. Sır Saklar: Birinin hatasını gördüğünde, onu hemen dedikodu malzemesi yapmaz. "Allah benim binlerce ayıbımı örtüyor, ben de kardeşimin bir ayıbını örteyim" der.

  3. Affedici Olur: Özür dileyene kapıyı kapatmaz.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Kim dünyada bir kulun ayıbını örterse, Allah da kıyamet günü onun ayıbını örter."

Suçluluk Duygusundan Arınma

Vicdan azabı, tövbeye götürüyorsa faydalıdır. Ancak tövbe ettikten sonra bile "Kendimi affedemiyorum" diyerek sürekli geçmişi deşmek, psikolojik bir hastalıktır ve El-Gafûr ismine güvenmemektir.

Geçmişte ne yapmış olursan ol; şu an aldığın nefes, Allah’ın sana "Hâlâ umudum var, dön bana" deme şeklidir. Tövbe etmek, kirli sayfayı yırtıp atmak ve bembeyaz bir sayfa açmaktır. El-Gafûr ismi, bize yüklerimizden kurtulma ve yeniden başlama gücü verir.

Ümitsizlik Yasaktır

Şeytanın en büyük yalanı "Artık çok geç" demesidir. El-Gafûr olan Allah için asla "çok geç" yoktur. Son nefese kadar kapı açıktır.

Bize düşen; günahımıza değil, Rabbimizin sonsuz mağfiretine odaklanmaktır. Çünkü bizim günahlarımız bir avuç çakıl taşı ise, O’nun rahmeti uçsuz bucaksız bir okyanustur. Çakıl taşları okyanusu kirletemez.

Bu İdrakle Yakarış:

"Ey günahları örten, ayıpları gizleyen, mağfireti gazabından üstün olan Gafûr Rabbim! Biz nefsimize uyduk, hata ettik; ama Senin kapından başka gidecek yerimiz yok. Bizi günahın kirinden temizle, utancından koru. Mahşer günü, sevdiklerimizin ve peygamberimizin yanında bizi günahlarımızla mahcup eyleme. Bize Gafûr isminle muamele et, ayıplarımızı yüzümüze vurma."