El-Habîr

El-Habîr, her şeyin içyüzünden, niyetlerin merkezinden ve sonuçların derin katmanlarından haberdardır. Haberdar oluşu sadece bilgi vermek için değil; ıslah ve hidayet için yol göstermek içindir. Bu isim, kulun sorumluluğunu artırır ve niyetin temizliğine çağırır.

Habîr ismi, riyadan arınmayı ve sahiciliği öğütler. İyilik vitrin için değil, Hakk’ın rızası için yapılır; hesap önce kul tarafından kendisine sorulur. Habîr’e iman eden kişi, dedikodu üretmez; hakikati arar, ölçer ve ıslah eder; iç dünyasını temiz tutar ve dış dünyasında sahici görünür.


Kur’an’da “El-Habîr” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

En’âm Suresi, 18. Ayet

“O, her şeye vekildir, habîrdir.”

Allah’ın vekâleti ile haberdarlığı yan yana anılarak, O’nun yönetiminin bilgi ve farkındalıkla yürüdüğü ortaya konur.

Şûrâ Suresi, 19. Ayet

“Allah kullarına latiftir... O azîzdir, habîrdir.”

Latîf ve Habîr birlikteliği, lütfun ve haberdarlığın izzetle birlikte yürüdüğünü gösterir; bu da terbiye edici bir üslup üretir.

Hucurât Suresi, 13. Ayet

“Allah alîmdir, habîrdir.”

Takvanın değer ölçüsü oluşu açıklanırken, Allah’ın her şeyi bilen ve en ince ayrıntıdan haberdar olan sıfatları hatırlatılır.

Mülk Suresi, 14. Ayet

“Yaratan bilmez mi? O latif ve habîrdir.”

Yaratma ile bilme arasındaki zorunlu bağ kurulmuş; Allah’ın haberdarlığı yaratma kudretinin doğal sonucuna bağlanmıştır.

Lokmân Suresi, 16. Ayet

“Allah latiftir, habîrdir.”

En gizli şeylerin dahi Allah’ın haberdarlığından kaçamayacağı, terbiyenin merkezine yerleştirilen bir öğütle açıklanır.