El-Gaffâr, günahları tekrar tekrar örten, tevbe kapılarını ardına kadar açık tutan bağışlayıcı olandır. Affı, kulun izzetini de korur; zira gafretmek değil, örtmek ve yeniden başlama imkânı tanımaktır. İnsan, beşerî zaaflarıyla düşse bile Gaffâr’a sığınarak ayağa kalkar; ümitsizlik, bu ismin nurunda erir.
Gaffâr ismi, kulda derin bir ahlak üretir: Tevbe bir yenilenme disiplinidir; pişmanlık, telafi ve ıslah niyetiyle birleşir. Kul, başkalarının hatalarına da affedicilikle yaklaşır; intikam yerine ıslahı, kırmak yerine onarmayı seçer. Toplumsal barış, bu affedicilik kültürünün yayılmasıyla güçlenir.
Kur’an’da “El-Gaffâr” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Nûh Suresi, 10. Ayet
“Rabbinizden bağışlanma dileyin; şüphesiz O Gaffâr’dır.”
Bu çağrı, tevbenin kapısının daima açık olduğunu ve Allah’ın çokça bağışlayan oluşu sebebiyle ümitsizliğin asla yakışmayacağını bildirir.
Sâd Suresi, 66. Ayet
“Benim ilahım Allah’tır; Gaffâr’dır.”
Ayette tevhid ile bağışın birlikte anılması, ilahlığın bir gereği olarak mağfiretin genişliğine işaret eder.
Zümer Suresi, 53. Ayet
“Allah bütün günahları bağışlar.”
Bu büyük müjde, günahı ne olursa olsun Allah’a yönelen kul için mağfiret kapısının kapanmadığını açıkça beyan eder.
Tâhâ Suresi, 82. Ayet
“Tevbe edenlere Gafûr ve Rahîm’im.”
Bağışlanmanın tevbe ve ıslah şartlarıyla birlikte rahmetle desteklendiği ilkesel bir çerçeve sunulur.
Âl-i İmrân Suresi, 135. Ayet
“Allah bağışlayandır, merhametlidir.”
Hatanın fark edilip bağışlanma dilenmesiyle Allah’ın affına mazhar olunacağı ve bu süreçte merhametin eşlik ettiği bildirilir.