Es-Semî‘

Es-Semî‘, her sözü, her duayı ve kalplerin en gizli çırpınışlarını eksiksiz işitendir. O’nun işitmesi mekân ve zamanla sınırlı değildir; hiçbir perde O’na engel olamaz. Kulun en içten yakarışları dahi Semî‘ olan Rabbin katında yankı bulur.

Semî‘ ismine iman eden kul, dilini arındırır: Gıybet, iftira, yalan ve kırıcı sözlerden uzak durur; dua ve zikirle dili bereketlendirir. Duanın kabulü, bazen istendiği şekilden daha hayırlı bir biçimde gerçekleşir; çünkü Allah kul için en faydalısını işitir ve ona göre karşılık verir.


Es-Semî‘

Kur’an’da “Es-Semî‘” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Bakara Suresi, 127. Ayet

“Rabbimiz! Duamızı kabul buyur; şüphesiz sen Semî‘sin.”

Hz. İbrahim ve İsmail’in duası, mabedin inşasında ilahî işitilişe güveni ifade eder ve duanın Rabb katında zayi olmayacağını gösterir.

Şûrâ Suresi, 11. Ayet

“O, Semî‘ ve Basîr’dir.”

İşitme ve görme sıfatlarının bir arada zikredilmesi, Allah’ın kuşatıcı murakabesinin iki temel vechesini birlikte ortaya koyar.

Mücadele Suresi, 1. Ayet

“Allah, seninle kocasından şikâyet eden kadının sözünü işitti.”

Bu örnek, en mahrem ve kısık sesli konuşmaların dahi Allah’ın işitmesinden gizli kalmadığını somut bir vaka üzerinden gösterir.

En’âm Suresi, 13. Ayet

“O, Semî‘dir, Alîm’dir.”

İşitme sıfatının ilimle birlikte anılması, Allah’ın işitmesinin ‘bilmek’le tamamlandığını ve hükmünün ilme dayandığını bildirir.

İbrahim Suresi, 39. Ayet

“Şüphesiz Rabbim duayı işitendir.”

Hz. İbrahim’in şükür ifadesi, duanın kabulüne olan sağlam itimadını ve Allah’ın işitmesinin kulda doğurduğu güveni dile getirir.

Es-Semî‘ Ne Demektir?

Es-Semî‘ kelimesi, Arapça "sem‘" (işitmek, duymak, kabul etmek) kökünden gelir. Sözlükte; sesleri algılayan, duyan ve icabet eden demektir.

Ancak Allah’ın işitmesi, yaratılmışların işitmesine benzemez. İnsan duymak için kulak kepçesine, hava dalgalarına ve belirli bir ses frekansına muhtaçtır. Ayrıca uzaktaki sesi duyamaz, fısıltıyı kaçırır. Es-Semî‘ esması ise; hiçbir araca, organa veya mesafeye ihtiyaç duymadan, açık ve gizli her şeyi eksiksiz işiten demektir. O’nun için "bağırmak" ile "fısıldamak" arasında bir fark yoktur; her ikisi de O’na aynı netlikte ulaşır.

İlahi İşitmenin Mahiyeti

İlahi işitme, fiziksel sınırların ötesindedir. Sesle sınırlı olmayan işitme; niyetleri, arzuları ve kalbin atışlarını da kapsar. Bir taşın üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesini işittiği gibi, bir kulun içinden geçirdiği "Allah’ım yardım et" nidasını da işitir.

Daha da hayret verici olanı, aynı anda her şeyi işitme kudretidir. Milyarlarca insan, hayvan ve melek aynı anda dua etse veya konuşsa, Allah’ın işitmesi karışmaz. Birinin sesi, diğerinin sesine engel olmaz. O, kâinattaki trilyonlarca sesi tek bir ses gibi netlikte ve ayrı ayrı işitir.

Es-Semî‘ ve El-Basîr İlişkisi

Kur’an-ı Kerim’de Es-Semî‘ ismi, sıklıkla El-Basîr (Gören) ismiyle birlikte zikredilir ("O, Semî ve Basîr'dir"). Bu ikili, müthiş bir ilahi gözetim ve bilinç dengesi oluşturur.

Mümin bilir ki; Rabbi hem söylediklerini (Semî) hem de yaptıklarını (Basîr) anbean kayıt altına almaktadır. Bu bilinç, kulun davranışlarında farkındalık oluşturur. "Kimse görmüyor, kimse duymuyor" gafletini ortadan kaldırır. İnsanlardan saklanabiliriz ama Semî ve Basîr olan Allah’tan saklanamayız. Bu, insanı otokontrole ve takvaya götürür.

Es-Semî‘ İsminin Dünya Hayatındaki Tecellileri

Dünya hayatında bu ismin en büyük tecellisi, duaların karşılıksız kalmamasıdır. Eğer Allah Semî olmasaydı, dua etmenin bir anlamı kalmazdı. Kul elini açtığında bilir ki, Rabbi onu dinliyor.

Bir diğer tecellisi ise adalettir. Mazlumun sessiz feryadının işitilmesi, zalimin sonunu hazırlar. Bazen mazlum korkusundan konuşamaz, sadece içi yanar. Es-Semî‘ olan Allah, o yanışı "ses" olarak kabul eder ve işitir. Ayrıca ağızdan çıkan her kelimenin, söylenen sözlerin ilahi kayıt altına alınması (Kiramen Katibin melekleri vasıtasıyla), bu ismin hukuki tecellisidir.

Söz, Dua ve Sorumluluk Bilinci

Mademki Allah her şeyi işitiyor, o halde dilin etkisi ve sorumluluğu çok büyüktür. Es-Semî‘ ismine inanan biri; gıybet, iftira ve kırıcı sözlerin sonucunu düşünmeden konuşamaz. Ağızdan çıkan her "kem söz", sahibini vuracak bir silah gibidir çünkü İlahi makam tarafından işitilmiş ve dosyalanmıştır.

Diğer yandan bu isim, dualarda samimiyet ve içtenlik ister. Allah sesin yüksekliğine değil, kalbin titreşimine bakar. Bağıra çağıra yapılan samimiyetsiz bir duadansa, gözyaşıyla karışık sessiz bir yakarış Es-Semî‘ katında daha makbuldür.

Es-Semî‘ İsmini Bilmenin Hayata Etkileri

Bu ismi hayatına nakşeden insan:

  1. Sözlerine Dikkat Eder: "Duvarların kulağı var" demez, "Rabbimin işitmesi var" der ve hayır konuşur ya da susar.
  2. Duaya Güvenir: "Acaba duyuldu mu?" şüphesine düşmez. Cevabın gecikmesini, duyulmadığına değil, hikmete bağlar.
  3. Yalnızlık Çekmez: Kimse duymasa da Allah’ın işittiği bilinci, ona en kalabalık dost meclislerinden daha büyük bir huzur verir.
  4. Sessizliğin Anlamını Bilir: Bazen susarak Rabbine halini arz etmenin, konuşmaktan daha etkili olduğunu kavrar.

Ahirette Es-Semî‘ İsminin Tecellisi

Mahşer günü, Es-Semî‘ isminin dehşetli ve müjdeli tecellisi ortaya çıkacaktır. Dehşetlidir; çünkü dünyada fısıltıyla planlanan kötülükler, gıybetler ve yalanlar, söylenen her sözün ortaya konmasıyla sahibinin yüzüne çarpılacaktır.

Müjdelidir; çünkü dünyada kimseye derdini anlatamayanların sessiz duaları karşılık bulacak, gizlice yaptığı zikirler ve şükürler terazisine konacaktır. Bu, adaletin eksiksiz tecellisidir.

Es-Semî‘ İsmiyle Dua ve Teslimiyet

Kul, dertlendiğinde psikolog aramak veya insanlara şikayet etmek yerine, önce sesini Allah’a yöneltmelidir. Dertlerin açıkça dile getirilmesi Allah’ın bilmediği bir şeyi O’na haber vermek için değil (hâşâ); kulun acziyetini itiraf etmesi ve terapi olması içindir.

Dua şöyledir: "Ey her sesi işiten, fısıltıları bilen Rabbim! Sesimi duyduğunu biliyorum, bu bana yetiyor. Kalbimin gürültüsünü dindir, beni Sana duyurmayan seslerden uzak eyle."

Es-Semî‘ İsmi Ne Öğretir?

Es-Semî‘ ismi bize; Allah’ın her şeyi işittiği gerçeğini, dolayısıyla ağzımızdan çıkan her kelimenin hesabının verileceğini öğretir. Bize söz ve niyet sorumluluğu yükler. Ve en önemlisi, yalnız olmadığımızı, kainatın Sahibinin bizimle her an "online" olduğunu ve bizi dinlediğini hatırlatarak kalbimize sonsuz bir sekine (huzur) indirir.