El-Vedûd, kullarını seven ve sevgiye lâyık olandır. Vedûd tecellisi, sevginin sadece bir duygu olarak kalmayıp adalet, merhamet ve bağışla eyleme dönüşmesini sağlar. Allah’ın sevgisi, kullarını hidayetle onurlandırır; sevginin nihai kaynağı ve yönü O’dur.
Vedûd ismini tefekkür eden kul, sevgiyi ilke edinir: Nefreti değil ıslahı, intikamı değil affı, kırmayı değil onarmayı seçer. Ailede, toplumda ve ümmet içinde sevgi damarlarını açık tutmak, Vedûd’a iman etmiş kalbin işidir; Allah sevgisi tüm sevgileri terbiye eder.
Kur’an’da “El-Vedûd” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Hûd Suresi, 90. Ayet
“Şüphesiz Rabbim Rahîmdir, Vedûddur.”
Allah’ın rahmetinin sevgiyle birlikte zikredilmesi, ilahî muamelenin yumuşak ve merhametli yapısını ortaya koyar.
Bürûc Suresi, 14. Ayet
“O, Gafûr ve Vedûddur.”
Bağışlayan ve seven olarak Allah’ın tanıtılması, kulun dönüşüne sevgiyle kapı açıldığını beyan eder.
Meryem Suresi, 96. Ayet
“İman edip salih amel işleyenlere Rahmân bir sevgi kılacaktır.”
Allah’ın müminlerin kalplerine birbirleri için sevgi yerleştireceği, sevginin ilahî bir ihsan olduğu belirtilir.
Mâide Suresi, 54. Ayet
“Allah onları sever, onlar da Allah’ı sever.”
İki yönlü sevgi, Allah ile kul arasındaki ilişkinin en sahici temelini oluşturur ve ihsan ahlakını doğurur.
Âl-i İmrân Suresi, 31. Ayet
“De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyun...”
Peygambere ittiba, Allah sevgisinin en somut ispatı olarak belirlenir; sevgi, sünnetle doğrulanır.