El-Fettâh

El-Fettâh, kapıları açan, kilitli meseleleri hüküm ve lütfuyla çözen, hakkı ortaya çıkaran olandır. Bazen fetih, bir gönlün açılmasıdır; bazen bir şehir, bazen de bir ilmin kapısı. Zorlukların ortasında yolların aydınlanması, çıkışsız sanılan yerde anahtarların belirmesi Fettâh tecellisidir.

Kul, Fettâh ismini anarak daraldığında dua ve sebeplerle kapıları yoklar; sabır ve istişare ile adım atar. Açılan kapının sadece teknik bir çözüm değil, aynı zamanda rahmet tecellisi olduğunu idrak eder. Her fetih bir emanet ve imtihandır; adalet, ihsan ve şükürle taşınması gerekir.


Kur’an’da “El-Fettâh” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Sebe’ Suresi, 26. Ayet

“Rabbimiz aramızda hak ile hüküm verecektir; O Fettâh’tır, Alîm’dir.”

Burada Allah’ın hem kapıları açan hem de en doğru hükmü veren oluşu birlikte anılır ve fetih ile adaletin aynı elde buluştuğu vurgulanır.

A’râf Suresi, 89. Ayet

“Rabbimiz aramızda hak ile fetih ver.”

Bu dua, kilitli meselelerde ilahî hüküm ve çözüm talebinin meşru ve gerekli olduğunu gösterir.

Nasr Suresi, 1. Ayet

“Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde.”

Ayet, zaferin ve genişlemenin ilahî yardımın bir neticesi olduğunu ve bunun şükürle karşılanması gerektiğini bildirir.

En’âm Suresi, 44. Ayet

“Her şeyin kapılarını açtık.”

Burada kapıların açılmasının bazen bir ikaz ve imtihan (istidraç) olabileceği, nimetin mutlaka rızayı göstermediği hatırlatılır.

Kehf Suresi, 94-95. Ayetler

“Zülkarneyn’e imkânlar açtık.”

Zülkarneyn kıssasında, Allah’ın bir kuluna vesileler ve yollar açarak hayrı gerçekleştirmesi Fettâh isminin somutlaşmış bir tecellisi olarak verilir.