El-Muzill

El-Muzill, dilediğini zelil eden, itibarı düşürendir. Bu tecelli çoğu kez kibir, nankörlük, ihanet ve zulmün doğal neticesi olarak ortaya çıkar. Zillet sadece görünür itibar kaybı değil; kalbin kararması ve hakikate yabancılaşmasıdır.

Muzill ismini tefekkür eden kul, zillete götüren yolları kapatır: Gururu terk eder, emanete sahip çıkar, hakka sadakat gösterir. Başkalarını küçük düşürmek yerine onarıcı bir dili tercih eder; izzeti Rabbinden ister ve ölçüsüz güç arzusundan uzaklaşır.


Kur’an’da “El-Muzill” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler

Âl-i İmrân Suresi, 26. Ayet

“Dilediğini zillete uğratırsın.”

Ayet, zillet ve izzet tasarrufunun Allah’a ait olduğunu bildirerek kulun kalbini doğru merciye bağlar.

Hac Suresi, 18. Ayet

“Allah kimi dilerse alçaltır.”

Secdeden kaçınanların alçalışı, ilahî adaletin bir sonucu olarak belirtilir ve ibadetin izzetle ilişkisi vurgulanır.

Nahl Suresi, 37. Ayet

“Allah saptırırsa artık hidayet edici yoktur.”

Zilletin nihai şeklinin hidayetten mahrumiyet olduğu ve bunun kalbî bir kararma olduğu ifade edilir.

Tevbe Suresi, 63. Ayet

“Onlar için alçaltıcı azap vardır.”

İhanet ve nifakın akıbetinin alçaltıcı bir cezaya dönüştüğü ve bu sonucun adaletle geldiği bildirilir.

Saff Suresi, 5. Ayet

“Kalplerini eğriltince Allah da kalplerini eğriltir.”

Kalbin kendi tercihiyle eğrilmesinin, ilahî bir mecazî cezaya dönüştüğü ve içsel zilletin böyle peydahlandığı açıklanır.