El-Latîf, lütfu ince ve derin olan; görünmez yollarla ihsan edendir. Latif tecelli bazen tesadüf sandığımız bir karşılaşma, bazen bir sözün kalbe şifa oluşu, bazen de gecikmiş sandığımız bir nimetin tam vaktinde gelişiyle görünür. Latif lütuf, sertliği yumuşatır ve keskinliği inceltir.
Latîf ismine iman, sabrı ve nezaketi büyütür. İnsanlara kaba kuvvetle değil, incelikle yaklaşmanın bereketini öğretir. Kederli kalplere latif sözler söylemek, iyiliği görünmezce çoğaltmak, yük taşımadan el uzatmak Latîf’in kulda yankısıdır; incelik basiretle birleştiğinde zor düğümler dahi çözülür.
Kur’an’da “El-Latîf” İsminin Geçtiği Bazı Ayetler
Şûrâ Suresi, 19. Ayet
“Allah kullarına latiftir.”
Bu niteleme, Allah’ın lütfunun görünür-görünmez yollarla kulun hayatına nüfuz ettiğini ve rızkın da bu latif elden geldiğini bildirir.
En’âm Suresi, 103. Ayet
“Gözler O’nu idrak edemez; O latiftir.”
Allah’ın aşkınlığı, latîf oluşuyla birlikte anılarak idrakin sınırlarına saygının bir marifet olduğu öğretilir.
Mülk Suresi, 14. Ayet
“O, latif ve habîrdir.”
Latîf ve Habîr isimlerinin birlikteliği, Allah’ın incelikli lütfunun derin bir haber ve bilgiyle yürüdüğünü gösterir.
Yûsuf Suresi, 100. Ayet
“Allah dilediğine lütfunu eriştirir.”
Yusuf kıssası, gecikmeli gibi görünen lütufların aslında en doğru zamanda ve en hayırlı biçimde geldiğini anlatan latif bir örüntüdür.
Ahzâb Suresi, 34. Ayet
“Allah latif ve habîrdir.”
Ev içi terbiye bağlamında Latîf ve Habîr isimleri, ilahî incelik ve haberdarlığın eğitici bir çerçeve sunduğunu beyan eder.